A. Nazlı ILICAK( 07.07.2004)


A. Nazlı Ilıcak
ANAR'IN ARAŞTIRMASI VE CHP'NİN PERFORMANSI
07.07.2004

Hükûmet geçmiş dönem yolsuzlukların üzerine kararlılıkla yürüyor. Başbakanlık Teftiş Kurulu, Araştırma Komisyonu'nundan intikal eden dosyaları, geciktirmeden inceliyor; başbakanın olurunu aldıktan sonra işleme koyuyor.


CHP'de sular durulmadı. Baykal'a karşı yürütülen kampanya, partinin başarısız bir çizgi takip etmesinden kaynaklandığı için, suların durulması da zaten beklenemezdi. Anar'ın son araştırması, CHP'nin giderek yıprandığını ortaya koyuyor.
AK Parti zirvede
"Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?" sorusuna, sadece % 16.9 CHP karşılığını veriyor. Buna mukabil, % 52.7 AK Parti diyor. NATO Zirvesi'nin AK Parti'ye yaradığı, parti içi huzursuzluğun ise CHP'yi yıprattığı anlaşılıyor.
Ayrıca, araştırmada Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal'ın performansları da soruşturulmuş. Erdoğan'ı başarılı bulan % 67.3, başarısız bulan % 26.3.
Buna mukabil, Deniz Baykal'a başarılı diyenlerin oranı % 12.6'da kalırken, % 75.9, CHP Genel Başkanı'nın başarısız olduğunu düşünüyor.
Meselenin bütün Türkiye'yi ilgilendiren önemli bir yönü var. Düşünebiliyor musunuz, bugün bir seçim olsa ve AK Parti % 50'nin üzerinde oy alırken, ondan bir sonraki parti, CHP, açık ara farkla geride kalsa ve diğerleri de barajı aşamasa! CHP, anamuhalefet partisi olduğu için, onun toparlanamaması, muhalif cephenin zaafa uğraması anlamına geliyor.
CHP'nin bugünkü durumu, Deniz Baykal'ın iyi konuşamamasından, yetersiz kalmasından kaynaklanmıyor. Belli ki sol, artık değişim istiyor. Yeni sesler, yeni yüzler görmeyi arzuluyor. İşte bu sebebten dolayı, Baykal'ın yerine geçecek genç, denenmemiş bir şahıs, hele halkla bütünleşen bir söylemi de benimserse, oy oranını arttırabilir.
Hükûmet ve yolsuzluk
AK Parti Hükûmeti yolsuzluk konusunda da işi sağlam tutuyor. Mesut Yılmaz, Güneş Taner, Cumhur Ersümer, Yaşar Topçu, Hüsamettin Özkan, Koray Aydın gibi önde gelen isimlerin Yüce Divan'a sevk edilmesinin yanı sıra, çok sayıda bürokrat da topun ağzında. Geçtiğimiz gün Tercüman gazetesinde, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na devredilen Esbank'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Altınok hakkında, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun suç duyurusunda bulunduğu haberi çıkmıştı. Esbank, kendisine borçlu bir firmaya, (Mafeks Şirketi) Eximbank kredisi için teminat mektubu vererek, kamu kaynağını tehlikeye atmış; bir başka firmanın ise (Gülsan Isı Sanayi AŞ), protokole bağlanan borcunu ödememesine rağmen, borç rakamında büyük oranda indirim gerçekleştirmişti.
Telekom ve GSM
Bugünkü Tercüman'ın haberinde de, Telekomünikasyon Kurumu'nun eski Başkanı Fatih Mehmet Gürdal ile Lisans ve Sözleşme Dairesi Başkanı Mustafa Ünver suçlanıyor.
Daha önce bu sütunlarda bahsetmiştik, 1998'de Turkcell ve Telsim ile lisans sözleşmesi imzalandı ve Arabağlantı Sözleşmesi yapıldı. Tesbit edilen yeni yüzdelere göre, cep telefonundan sabit telefon arandığında, GSM firmasına gelirin % 92'si, Türk Telekom'a % 8'i; sabit telefondan cep telefonu arandığında GSM'e % 83'ü, Telekom'a % 17'si verilmesi kararlaştırıldı.
Arabağlantı Sözleşmesi'nde öngörülen bu paylaşım, Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından 7 Kasım 2000'de haksız bulundu; özel firmalar ile Telekom'un, elde edilen geliri simetrik paylaşması (% 50-50) gereği vurgulandı.
Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin kararı, temyiz edilmediği için kesinleşti. Danıştay 1. Dairesi de, 12.Haziran.2003'te, bu kesinleşen kararın GSM işleticileri açısından bağlayıcı olduğu hükmünü verdi. Bu kararlara dayanarak Türk Telekom AŞ, Turkcell ve Telsim firmaları nezdinde, 27.4.1998 tarihinden bu yana yürütülen arabağlantı ilişkileri sebebiyle doğan alacakları için dava açtı. Yargılama halen devam ediyor.
AK Parti iktidara gelir gelmez konuyla ilgilendi, Azmi Ateş başkanlığındaki Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu meselenin üzerine gitti ve işte şimdi Başbakan'ın oluruyla, sorumlu görülen Telekomünikasyon Kurumu yöneticileri hakkında dava aşamasına gelindi.
Doğalgaz santralleri
Öte yandan Tercüman'ın bir başka haberinde, yap-işlet-devret modeliyle yapılan yüksek maliyetli bazı doğalgaz santrallerinin kamulaştırılıp, böylece, elektrik birim fiyatlarının düşürülebileceği belirtiliyor. Bütün bunlar, yıllarca tartışıldı. Esenyurt, Marmara Ereğlisi Enron, Marmara Ereğlisi Unimar, Gebze Dilova Doğalgaz Santralleri ile Gama'ya ait Birecik Hidroelektrik Santrali'nin, piyasanın çok üzerinde bir birim fiyatıyla elektrik sattığı yazıldı çizildi. Santral sahipleri, birim fiyatları indirmeye yanaşmıyordu. Bunun üzerine, Fırat Gazel'in haberine göre, yasal bir düzenleme yapıldı, "Mücbir sebeb ileri sürülerek, bedeli karşılığında santraller devralınabilecek. Tekrar özelleştirilirken, piyasadaki fiyatlar göz önüne alınarak, kilovat saatin birim fiyatı düşürülecek."
Bazı oranlar
Anar, yolsuzluklara halkın tepkisini de araştırmış. "Hükûmetin yolsuzluklarla mücadele için banka sahiplerinin mallarına ve şirketlerine el konulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna olumlu diyenlerin oranı % 84. Halk, yolsuzlukların ciddi bir şekilde takip edilmesini istiyor.
Gündemindeki en öncelikli konu ise, işsizlik. (% 49.6)
Türk halkının Haziran 2004'te hâlâ % 68'i AB üyeliğini destekliyor. Bu oran, Nisan'da % 72 idi. % 67'si NATO Zirvesi'ni Haziran'ın en önemli olayı olarak değerlendiriyor.
Araştırma, Başbakan Erdoğan'ın en önemli üç özelliğini, çalışkanlığı, cesareti ve kararlılığı, halka yakınlığı olarak sıralıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin düşük performansı, belki de AK Parti'yi hak ettiğinden daha fazla güçlendiriyor.
* * *
Bu arada, bir başka gerçeğe dikkat çekmek lâzım. Nisan ayında deneklerin % 62.5'i hükûmeti başarılı bulurken, Haziran'da bu oran % 59.1'e düşüyor. Tabiî gene yüksek bir rakam ama, hafif bir azalma göze çarpıyor. Buna mukabil AK Parti, 3 Kasım'a göre oylarını en yüksek oranda muhafaza etmeyi başarmış durumda. AK Partili seçmenin % 85'i gene AK Parti derken, CHP ve DYP'de bu oran % 59 civarında kalıyor. AK Parti'nin başarısının temellerinden biri de yolsuzlukla kararlı bir şekilde mücadele etmesi.