Döviz Spekülatörlerini Ele Veren Belge  (Aksiyon 7.7.2004

Faruk Mercan - f.mercan@zaman.com.tr Hong Kong’lu Chow Yat FAN’ın, Türkiye’deki astronomik faizlerden yararlanmak için 6 milyon 228 bin 600 dolarını üç yıl önce İstanbul’da yüksek faizle bankaya yatırdığı mahkeme kayıtlarına geçti. Olayı, bir işadamının bankadaki 15 milyon doları hakkında yapılan soruşturma ortaya çıkardı.
Kahramanımız, Uzakdoğulu veya Avrupalı bir işadamı olsun. Bu kişinin, iki yıl önce 2001’in ekim ayında bir milyon dolarını Türkiye’de değerlendirmek istediğini düşünelim. Bu tarihte 1 dolar, 1 milyon 590 bin liraydı. 1 milyon dolar, 1 trilyon 590 milyar Türk Lirasına çevrilip yüzde 65 civarında bir faizle bir bankaya yatırılmış olsun. 18 ay sonra, yani geçtiğimiz ayın sonu itibariyle bu para 4 trilyon 100 milyar liraya çıkmıştı. Bu para dolara çevrildiğinde karşımıza çıkan rakam ise 2 milyon 578 bin dolardı.

Yani bu yabancı yatırımcı, 1 milyon dolarla 18 ay içinde Türkiye’den 1 milyon 578 bin dolar ekstra faiz kazancı elde etmişti. Bu araştırmayı Ankara Ticaret Odası yaptı. Araştırmaya göre sözkonusu yabancı döviz spekülatörü, 18 ay boyunca ayda 87 bin 670 dolar, günde 2 bin 922 dolar, saatte 122 dolar para kazanmıştı. Ama aynı spekülatör, bu parasını Amerika’da değerlendirmeyi düşünseydi, Türkiye’de yedi günde elde ettiği rant gelirini Amerika’da ancak bir yılda kazanabilecekti.

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun ilgisi

Aslında Türkiye’ye fahiş kazançlar elde etmek için giren bu yabancı para akışı yıllardır biliniyor. Öyle ki, Başbakanlık Teftiş Kurulu bile bu konuyla ilgilendi. Örneğin bir süre önce Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun üst düzey bir yetkilisi ile Ankara’da yaptığımız konuşmada, bu yetkili şunları söyledi:

“Spekülasyon amaçlı yabancı sermaye Türkiye’yi perişan ediyor. Şubat ve Kasım krizlerinde Merkez Bankası’ndan çekilen döviz meblağları hemen hemen aynı. Binde beş bile fark yok. Takasbank’taki yabancı sermaye miktarı da aynı. Bu para borsadan çekiliyor. Sonra Merkez Bankası’ndan döviz çekiyorlar. Merkez Bankası’ndan bu dövizler çekiliyor diye panik başlıyor. Böylece ekonomi alt üst oluyor.”

Gerçekten de, 2001 yılı sonu itibariyle yabancı yatırımcıların Takasbank’ta saklamada duran hisseleri toplamı 5.6 milyar dolar, 2002 Ocak ayı itibariyle ise bu rakam 5.8 milyar dolardı. Ve her iki ekonomik krizde de ilk önce Türkiye’den çıkan para bunlar olmuştu.

Yabancı döviz spekülatörlerinin Türkiye’de kurdukları bu rant düzeninin çarpıcı bir örneği İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan bir davada ortaya çıktı. İstanbul’daki bir banka şubesindeki bazı hesap hareketlerini inceleyen İstanbul Defterdarlığı Vergi Denetmenleri Bürosu Başkanlığı, Hong Kong’lu Chow Yat Fan adına 2000 yılında açılan bir hesaba iki parti halinde 6 milyon 228 bin 600 dolar transfer edildiğini ve bu paranın faize yatırıldığını gösterdi.

102 ayrı hesapla yüzde 32 faiz

Vergi Denetmeni Gürcan Özer’in imzasını taşıyan 19 Aralık 2001 tarihli 15 sayfalık rapora göre, Kentbank Güneşli Şubesi’nde Chow Yat FAN adına açılan “483624” numaralı hesaba Hong Kong’daki “Hang Seng Bank Limited” bankasından bu para havale edildi. Vergi Denetmeni Özer’in raporunda, Yat Fan’in Türkiye’ye havale ettiği bu dolarların 102 ayrı hesapta nasıl faizlendirildiği detaylarıyla şöyle anlatıldı:

17 Ağustos 2000 tarihinde; Chow Yat FAN’ın Kentbank’ın Güneşli Şubesi’nde açtığı “483624” numaralı hesaba, Hong Kong’dan 3 milyon dolar geldi. Chow Yat FAN, bu parayı yönetme görevini işadamı arkadaşı Tuncay Çapraz’a vermişti. Çapraz, Yat Fan’ın bu parasını 13 adet ayrı hesaba dağıtarak, yüzde 14,38 faiz oranıyla 15 Şubat 2001 tarihine kadar altı ay faize yatırdı. Bir süre sonra iki hesap daha açıldı. Sayıları 15’e çıkan bu hesaplardaki toplam 3 milyon 178 bin 262 dolar, aynı bankanın Şişli Şubesi’nde açılan aynı numaralı hesaplara aktarıldı. Hong Kong’dan gelen bu para akışı ile Şişli’de açılan hesap sayısı kısa sürede 46’ya yükseldi ve bu paralar Türk Lirasına çevrilerek 1 Mayıs 2001 tarihine kadar nemalandırıldı.

46 adet hesaptaki bu para bu sefer yine dolara çevrilerek yüzde 32 faiz oranı ile 18 Haziran 2001’e kadar faizlendirildi. Ve bankanın Şişli Şubesi’nde 12 Mart 2001 tarihinde 6 adet yeni hesap daha açıldı. Örneğin bu 6 adet yeni hesapta bulunan toplam 318 bin 49 dolar, yüzde 29 faiz oranı ile 1 Haziran 2001 tarihine kadar nemalandırıldı. Paranın izini kaybettirmek amacıyla yapıldığı anlaşılan işlemlerle, sayıları 102’ye kadar yükselen hesaplar arası para akışı durmadan sürüyor. 1 Haziran 2001 tarihinde 55 adet hesaptan toplam 3 milyon 742 bin 810 dolar, Tuncay Çapraz’ın aynı şubedeki 547823—351 numaralı hesabına aktarılıyor. Yine, 18 Haziran 2001 tarihinde ise 46 adet hesaptan 2 milyon 849 bin 810 dolar, Tuncay Çapraz’ın aynı şubedeki 547823—351 numaralı hesabına aktarılıyor.

Paranın izini kaybettirme çabası

Vergi denetmeni Özer, 102 ayrı hesaptaki bu para hareketini işte böyle anlatıyor. Eğer Çapraz ailesinin Kentbank’taki 15 milyon doları ile ilgili yapılan bu soruşturma sözkonusu olmasa, herhalde Chow Yat FAN’ın bu “Türkiye’den yüksek faiz kazanma macerası” ortaya çıkmayacaktı. Ama, Tuncay Çapraz, 27 Haziran 2002 günü İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, bu rapor karşısında konuşmak zorunda kaldı ve şunları söyledi:

“Bizim Çin’de fabrikamız var. Bu parayı Hong Kong’dan bize gönderen Chow Yat Fan, babamın (Yusuf Çapraz) arkadaşıdır. Geçen yıl dünyada faizler yüzde 3—4 iken Türkiye’de yüzde 15’ti. Türkiye’de faizler oradan dört kat daha fazla olunca 6,5 milyon dolar parasını burada değerlendirmek istedi.”

Öte yandan Vergi Denetmeni Gürcan Özer’in İstanbul Defterdarlığı makamına yazdığı 26 Şubat 2002 tarihli yazıda, Türkiye’ye yapılan bu para havalesinin bir ticari ilişkiye dayanmadığı şöyle belirtiliyor:

“Yabancı uyruklu bir kişinin (Chow Yat Fan) kendi adına ülkemize gönderdiği Amerikan dolarlarının muhtelif tarihlerde Tuncay Çapraz isimli kişiye bu parayı çekmesi için yetki verdiği, ancak aralarında ticari bir ilişkinini ilk bakışta görünmediği, Tuncay Çapraz’ın bu paraları çektiği, önce Yusuf Çapraz (Tuncay Çapraz’ın babası) adına açılan hesaplara aktardığı, daha sonra bu hesaptan başka isimlerle açılan yüzlerce hesaba havale yoluyla dağıtılmak suretiyle paranın izinin kaybettirilmeye çalışıldığı...”

Böylece, sözkonusu para hareketinin Maliye’den gizlenerek mali külfetlerden kaçınıldığı anlaşılıyor.