MAKALELER-12
TESEV
Denetim Çalıştayı
İkinci Toplantısı
Başka Ülke Örnekleri Temelinde
Kontrol, Denetim, Teftiş ve Soruşturma:
Kavramsal Bir Çerçeve
Sacit Yörüker
Sayıştay Uzman Denetçisi
12 Mayıs 2004
ANKARA Hilton Oteli
Sunuş
Bu tebliğ, TESEV tarafından 12 Mayıs 2004 tarihinde, Ankara’da
Hilton Oteli’nde düzenlenen Denetim Çalıştayı İkinci Toplantısı
için kaleme alınmıştır.
İlk vurgu tebliğin hazırlayıcısının birikiminin ve uzmanlık
alanının yüksek denetimle ilgili olduğudur. Vurgulanması gereken
ikinci nokta zaman kısıtının her çalışmada olduğu gibi, tebliğin
hazırlanması sırasında da bir baskı unsuru oluşturduğudur.
Tebliğ sahibi model ya da modeller oluşturmak yerine çeşitli
ülke uygulamalarının tanıtılması ve böylelikle tercih ya da
tercihler için güvenilir bir alt yapı oluşturulması çabası
içinde olmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, yapılmak istenen
bir bilgi yığınağı oluşturmak değildir. Aktarılan her bilginin
ve bu bilgilerin kurgusunun kendi içinde örtülü olarak yorumunu
da içerdiği dikkatli okurların gözünden kaçmayacaktır.
Başka ülkelere kavramsal bir perspektiften derinlemesine bakılmaya
çalışılması ülkemiz uygulamalarının bütün boyutlarıyla kavranması
ihtiyacını ortadan kaldırmamaktadır. Belki de asıl üzerinde
durulması gereken yön budur. Artık kendi sistemlerimize de
sağlam araştırmalara ve değerlendirmelere dayalı olarak bakabilme
alışkanlığını kazanabilmeliyiz. Kuşkusuz, bu yöndeki girişimler
bir taraftan bilgi stoğunu büyütme, bir taraftan da vizyon
oluşturma perspektiflerini birlikte içermelidir.
Hiç şüphe yok ki, ne kadar kapsamlı ve ayrıntılı gözükse de,
bu çalışma, kavramsal yaklaşımın öneminin ortaya konulmasından
öte bir iddia taşımamaktadır. Başka bir ifadeyle, kavramsal
yaklaşım temelinde de daha çok yol alınması gerekmektedir.
Bu vesileyle tebliğ sahibi her türlü katkı ve yardımları için
meslektaşı Baran Özeren’e teşekkürlerini sunmayı bir görev
bilmektedir.
Giriş
Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu, Kamu Yönetimi Temel Kanun
Tasarısı ve Mahalli İdareler Kanun Tasarıları dolayısıyla
iç kontrol, iç denetim, dış denetim, teftiş ve soruşturma
fonksiyonları tartışılmaya ve eleştirilmeye ve bu eleştirilere
karşılık da savunma eksenli düşünülmeye başlanmıştır. Bu tartışmalar
sırasında konular; modeller, kavramsal çerçeve ve işleyiş
ilkeleri yerine daha çok tanımlar ekseninde ve bu tanımlara
aşırı derecede önem atfedilerek ele alınmaktadır.
Kontrol, denetim, teftiş, inceleme, soruşturma, araştırma
ve tetkik gibi terimlerin önceden olduğu gibi, bu tartışmalar
sırasında da ya birbirilerinin yerine geçecek şekilde kullanılmakta
veyahut da standartlarından ve işleyiş prensiplerinden ve
birbirleriyle ilişkilerinden soyutlanarak formule edilmeye
çalışılmaktadır.
Bir başka önemli nokta da, anılan kavramların hesapverme sorumluluğuyla
ilişkilerinin hiç kurulmaması veya çok zayıf biçimde kurulmasıdır.
Böyle olunca, bütün bu kavramlar ve bunların ifade ettiği
sistemler, mekanizmalar ve faaliyetler kendi başlarına birer
amaçmış gibi algılanabilmektedir.
Tartışmalar sırasında gözlenen bir başka husus; mevcut kontrol
ve denetim sistemlerimizle ilgili sağlam veri tabanımızın
olmadığı ve yapılan analizlerin, eleştirilen ve savunmaların
olgulara dayalı olmaktan çok yüzeysel ve toptancı bir yaklaşımla
yapıldığıdır. Bir denetim biriminin neyi nasıl yaptığı, diğerlerinden
ne ölçüde benzer veya hangi yönlerden ayrılmakta olduğu çok
net bilinmemekte ve tartışmalar sırasında da netleştirilememektedir.
Bu çalışma, sözü edilen kavramlara biraz daha derinlemesine
bakılmasına ve ülkemiz için geliştirilecek sistemlerin daha
analitik ve bütünleşik bilgi temelinde olmasına katkıda bulunmayı
amaçlamaktadır.
Bu vesileyle tebliğin çatısı hakkında bazı vurgular yapmakta
yarar vardır: Tebliğin Giriş bölümünü takip eden iki bölümünde
iç kontrol ve iç denetim kavramları farklı organizasyonların
değişik vurgularını göstermek bakımından tanım ve standartlar
temelinde ele alınmaktadır.
Dördüncü bölüm kamusal hesapverme sorumluğu, amaçları ve prensipleri
çerçevesinde dış denetim ve yüksek denetime ayrılmakta; Beşinci
bölümde ise dış denetim yerelleşme perspektifinden Fransa
ve İngiltere örnekleriyle ele alınmaktadır.
Altıncı bölüm teftiş, denetim, düzenleme kavramları ve bunların
benzerlikleri ve farklılıkları, İngiltere’de teftiş fonksiyonunu
geliştirme çabaları bağlamında ortaya konmaktadır.
Yedinci bölüm Federal Teftiş Ofisleri’nin görev ve yetkileri
hakkında bilgilendirici bir zemin üzerinde ABD’nin Denetim,
Teftiş ve Soruşturma standartları anlatılmaktadır.
Sekizinci bölüm yolsuzlukla mücadele bağlamında Hong Kong
Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Komisyonuna ve bu Komisyonunun
soruşturma işlevine değinmektedir.
Son bölümde ise gelişkin ülkeler örneklerinden yola çıkarak
bu dinamik kavramların ülkemiz sistemleri içine nasıl oturtulması
gerektiği konusunda bazı önemli dersler satır başlarıyla vurgulanmaktadır.
İç Kontrol
İç
kontrolun tanımlanmasında, amaçlarının belirlenmesinde ve
iç kontrol için bir çerçeve oluşturulmasında meslek komitelerinin
ya da kuruluşlarının (COSO “Committee of Sponsoring Organisations
of the Treadway Commission”, “COCO “Canadian Institute of
Chartered Accountants”, Institute of Internal Auditors), Amerika
Birleşik Devletleri Sayıştayının (General Accounting Office)
ve kısa adı INTOSAI olan Uluslararası Sayıştaylar Birliği’nin
önemli ve anlamlı katkıları olmuştur. Keza Bankacılığın Gözetimi
ile ilgili Basle Komitesinin 1998 yılında Bankaların Kontrol
Sistemleri Hakkında yayımladığı onüç prensip bu bağlamda sözü
edilmeye değerdir.
ABD Sayıştayı tarafından yayımlanan “Federal Devlette İç Kontrol
Standartları” isimli dokümanda iç kontrolla ilgili özlü tanım
şöyledir: “İç kontrol, bir örgüt yönetiminin ayrılmaz öğesi
olup;
• faaliyetlerde etkinlik ve verimlilik,
• finansal raporlamada güvenilirlik,
• yürürlükteki yasalara ve düzenlemelere uygunluk,
amaçlarının gerçekleşmesi konusunda makul güvence sağlar.”
İngiltere Hazinesi tarafından Avrupa Birliğine Aday Ülkelerin
yararlanması amacıyla hazırlanan bir dokümanda: “İç Kontrol
Sistemi, örgütsel hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda
ve özellikle:
• faaliyetlerin etkinliği,
• kaynakların ekonomik ve verimli kullanımı,
• yürürlükteki politikalara, prosedürlere, kanunlara ve yönetmeliklere
uygunluk,
• sahtecilik, kanuna aykırılık veya yolsuzluk sonucu ortaya
çıkanlar da dahil olmak üzere varlıkların ve menfaatlerin
her türlü kayba karşı korunması,
• bilgilerin, hesapların ve verilerin doğruluğu ve güvenilirliği
hususlarında makul güvence sağlamak üzere örgüt bünyesinde
tesis edilmiş sistemler ağının bütününü kapsar.
İç kontrol sistemi, kurumsal politikaların, amaçların ve hedeflerin
gerçekleşmesine yönelik riskleri belirleyen devamlı bir prosese
dayanır, risklerin özelliklerini ve büyüklüklerini değerlendirir
ve bu riskleri ekonomik, verimli ve etkin bir tarzda yönetir”
denilmektedir.
ABD Sayıştayı tarafından yayımlanan İç Kontrol Standartları’nda
yer alan şu satırlar iç kontrolun niteliğini çok açık biçimde
sergilemektedir: “İç kontrol tekil bir olay değil, bütün bir
örgüt faaliyetlerinde ve devamlılık temelinde oluşan bir dizi
eylem ve aktivitedir. İç Kontrol, kuruluş içinde ayrı bir
sistem olmaktan çok, yönetimin faaliyetlerini düzenlemede
ve yönlendirmede yararlandığı sistemlerin ayrılmaz bir parçası
olarak kabul edilmelidir. Bu bakımdan iç kontrol, yöneticilerin
kurumu çalıştırmalarına ve amaçlarını süreklilik temelinde
gerçekleştirmelerine yardımcı olmak üzere alt yapının bir
parçası olarak inşa edilen bir yönetim kontroludur.
İç Kontrol Standartları
ABD Sayıştayı’nın İç Kontrol Standartları’nda İç Kontrolun
beş standardı şu şekilde sıralanmaktadır:
• Kontrol Ortamı
• Risk Değerlendirmesi
• Kontrol Faaliyetleri
• Bilgi ve İletişim
• İzleme
ABD Sayıştayınca yayımlanan bu beş standartla ilgili bilgiler
aşağıdadır.
INTOSAI tarafından da revize çalışmaları süren “INTOSAI Guidelines
for Internal Control Standards for the Public Sector” başlıklı
rehberde de bu bilgiler değişik bir doz ve üslupta tekrarlanmaktadır.
Bankacılığın Gözetimi ile ilgili Basle Komitesinin 1998 yılında
Bankaların Kontrol Sistemleri Hakkında yayımladığı onüç prensip
aşağıda yer almaktadır:
Daha
önce belirtildiği gibi, iç kontrol bir yönetim aracıdır. Bu
bağlamda;
• Etkin bir iç kontrol yapısının tasarlanması, kurulması ve
sürdürülmesi yöneticilerin sorumluluğundadır.
• Yönetim, iç kontrol yapısının bir parçası olarak iç denetim
birimi oluşturur. İç denetçiler sağlıklı bir iç kontrol yapısının
yerine geçmemelidir.
• İç kontrol standartları yöneticilerin çalışmalarını izlemelerini
gerektirir.
• Eksiklikler saptandığında düzeltici önlemlerin gecikmeksizin
alınması gerekir.
İç denetim yönetime yönelik bir hizmettir. İç Kontrolun incelenip
değerlendirilmesi ve en üst yöneticiye güvence sağlanması
iç denetim fonksiyonları kapsamındadır. İç denetimin bizzat
kendisi örgütün iç kontrol sisteminin bir parçasıdır ve iç
denetimin kapsamına yalnızca finansal kontrol değil, iç kontrolun
bütün yönleri dahildir.
İç Denetim
Modern
iç denetimin oluşumu 1941 yılında İç Denetçiler Enstitüsünün
(Institute of Internal Auditors) kurulmasıyla gerçekleşmiştir.
İç Denetimin Sorumlulukları Hakkında Tebliğ İç Denetçiler
Enstitüsü tarafından 1947 yılında yayımlanmıştır. İç Denetim
Mesleki Uygulama Standartları ise aynı Enstitü tarafından
1978 yılında uygulamaya konulmuştur.. Avrupa’da ülkeler iç
denetçiler dernekleri Avrupa İç Denetim Enstitüleri Konfederasyonunun
üyesidirler. İngiltere’de Hazine tarafından yayımlanan Kamu
Sektörü İç Denetim Standartları (Government Internal Audit
Standarts) bulunmaktadır.
İngiltere Hazinesi tarafından Avrupa Birliğine aday ülkelerin
yararlanması için hazırlanan dokümanda iç denetimin tanımı
ve yaptığı faaliyetler çok net ve anlaşılır şekilde belirtilmektedir:
“İç denetim, örgüt bünyesindeki bağımsız bir değerlendirme
olup iç kontrol sisteminin etkililiğini ölçmek ve değerlendirmek
suretiyle yönetime hizmet sağlamak şeklinde faaliyet gösterir.
Bu hizmeti sağlamada İç Denetim:
• İç kontrol sistemini analiz eder ve bir inceleme programı
oluşturur.
• Hedeflerin en ekonomik ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi
için sistemler içinde tesis edilmiş kontrolları belirler ve
değerlendirir.
• Bulguları ve sonuçları raporlar ve uygun olduğu ahvalde
tavsiyelerde bulunur.
• İncelemeye tabi sistemdeki kontrolların güvenilirliği hakkında
bir görüş bildirir.
• Örgüt bünyesindeki iç kontrol sisteminin bir bütün olarak
değerlendirmek suretiyle bir güvence verir”.
ABD İç Denetçiler Enstitüsü’nün 2001 tarihinde yenilediği
iç denetim tanımı şöyledir: “İç denetim; bir kuruluşun faaliyetlerini
geliştirmek ve faaliyetlerine katkıda bulunmak üzere tasarlanmış
bağımsız güvence ve danışma sağlayan bir faaliyettir. Bu fonksiyon
risk yönetimi, kontrol ve yönetişim süreçlerinin etkinliğini
değerlendirmek ve iyileştirmek üzere sistemli ve bilimsel
disiplini olan bir yaklaşım geliştirmek suretiyle, bir kuruluşun
hedeflerini gerçekleştirmesine katkıda bulunur”.
Keza, İngiltere Hazinesi tarafından yayımlanan “Kamu İç Denetim
Standartları” başlıklı dokümanda da iç denetim şöyle tanımlanmaktadır:
“İç denetim, bir organizasyonun bünyesindeki bağımsız ve tarafsız
değerlendirme hizmetidir:
İç denetim, esas itibariyle, organizasyonun kabul edilmiş
hedeflerinin gerçekleşmesindeki etkinliği ölçmek ve değerlendirmek
suretiyle risk yönetimi, kontrol ve yönetişim hakkında Kurum
Başkanına bağımsız ve tarafsız bir görüş sunar. Ayrıca, iç
denetimin bulguları ve tavsiyeleri denetlenen alanlardaki
hat yönetimine (line management) yarar sağlar. Risk yönetimi,
kontrol ve yönetişim; hedeflerin gerçekleşmesini, uygun risk
değerlendirmesini, iç ve dış raporlamadaki ve hesapverme sorumluluk
süreçlerindeki güvenilirliği, yürürlükteki yasalara ve yönetmeliklere
riayeti, organizasyon için saptanan davranışsal ve ahlaki
standartlara uymayı sağlamak üzere belirlenmiş politikaları,
prosedürleri ve faaliyetleri kapsar.
İç denetim, özellikle, organizasyonun risk yönetimini, kontrolunu
ve yönetişimini geliştirmede hat yönetimine yardımcı olmak
üzere bağımsız ve tarafsız bir danışmanlık hizmeti de sağlar.
İç Denetimin danışmanlık hizmeti; yönetimin organizasyonun
hedeflerini gerçekleştirmesini sağlamak üzere uygulamaya koyduğu
politikaların, prosedürlerin ve faaliyetlerin sistemli ve
düzenli bir biçimde değerlendirilmesi ve geliştirmeye yönelik
tavsiyelerde bulunulması yoluyla iç denetim becerilerinden
yararlanır. Bu tür danışmanlık çalışması iç denetimin risk
yönetimi, kontrol ve yönetişim hakkında sunduğu görüşe katkıda
bulunur”.
İç
Denetim Standartları
İngiltere “Kamu İç Denetim Standartları”nda önce iç denetimin
tanımı yapılmakta, daha sonra etik kurallar belirlenmekte
ve ardından standartlar iki ana başlıkta ve on standart halinde
kurallaştırılmaktadır. Bu standartlarla ilgili özet bilgiler
aşağıda yer almaktadır:
Dış Denetim ve Yüksek Denetim
Dış
Denetim
Dış Denetimin Kamusal Hesapverme Sorumluluğu Bağlamında Önemi
İngiltere’de Sayıştay, Denetim Komisyonu, İskoçya Denetim
Kurumu ve Kuzey İrlanda Denetim Ofisi’nin oluşturduğu Kamu
Denetim Forumu tarafından hazırlanan “Kamu Denetiminin (Dış
Denetimin) Prensipleri” başlıklı dokümanda vurgulandığı gibi,
“ Dış denetim hesapverme sorumluluk zincirinde önemli bir
halkadır. Dış denetim, hem kaynak sağlayan seçilmiş ya da
atanmış kişilere yönelik olarak yukarı doğru ve hem de tüketicilere,
yararlananlara, vergi mükelleflerine ve kamuoyuna yönelik
olarak dışa doğru hesapverme sorumluluğunu güçlendirmektedir.”
Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) Kamu Sektörü
Komitesi tarafından hazırlanan “Kurumsal Yönetişim: Yönetim
Kurulu Perspektifi” başlıklı bir dokümanda hesapverme sorumluluk
çevriminin “ genellikle, yüksek denetim kurumunun ilgili kurumda
inceleme yaparak rapor hazırlaması, bu raporun Yasama tarafından
incelenmesi, yasamanın yürütmeye tavsiyelerde bulunması ve
yürütmenin cevap vermesi şeklinde dört adımdan” oluştuğu belirtilmektedir.
Dış
Denetimin Kapsamlı Amaçları
İngiltere’de Lord Sharman of Redlynch tarafından hazırlanan
ve merkezi hükümet açısından denetim ve hesapverme sorumluluğunu
konu alan “ Hesapvermekle Yükümlü Tutmak” başlıklı bir dokümanda
Kamu Denetim Forumu bildirimlerinden de yararlanılarak kamu
parasının dış denetiminin amaçları aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır:
• Dış denetim, açık, şeffaf ve hesap verebilir olmak iddialarını
taşıyan modern demokrasinin işlemesinde önemli bir rol üstlenebilir
ve üstlenmelidir.
• Dış denetim, sadece olaydan sonra ne olduğunu analiz ederek
ve raporlayarak değil, ileriye bakarak, çıkarılan dersleri
belirleyerek ve iyi uygulamaları yayarak değer katar.
• Dış denetim, yeterli hesapverme sorumluluğu konusunda güvence
vererek, kamu hizmetlerinde uygun davranış standartlarını
destekleyerek, kamu hizmetlerinde paranın değerinin karşılığının
alınmasına yardımcı olarak kamu parasının korunmasında önemli
bir rol oynar.
• Dış denetim, kamu parasının doğru olarak harcandığı yolunda
kamuoyu güveninin oluşmasında kilit bir öğe olarak kabul edilmektedir.
Dış
Denetimin Temel Prensipleri
Kamu Denetim Forumu tarafından hazırlanan “ Kamu Denetiminin
(Dış Denetimin) Prensipleri” başlıklı dokümanda;
• Dış denetçilerin denetlenen organizasyonlardan bağımsız
olması;
• Dış denetimin geniş kapsamlı olması. Başka bir deyişle,
dış denetimin finansal tabloların denetiminin yanı sıra düzenlilik
ve sosyal ve ahlaki davranış standartlarına uygunluk ve performans
denetimlerini kapsaması;
• Dış denetçilerin, denetimlerinin sonuçlarını kamuoyunun
ve demokratik şekilde seçilmiş temsilcilerin istifadesine
sunabilmesi;
dış denetimin temel prensipleri olarak vurgulanmaktadır.
Dış
Denetim Türleri
Amaç ve konu bakımından “finansal denetim- performans denetimi”
veyahut “düzenlilik denetimi-performans denetimi” şeklinde
yapılan sınıflandırma dış denetim yönünden son derece önemlidir.
Çünkü dış denetim bu iki temel öğe üzerinde inşa edilmektedir.
Öyle ki; İngiltere Kamu Denetim Forumu’nun “Kamu Denetimin
Prensipleri” başlıklı yayınında belirtildiği üzere, “kamu
sektöründeki temel denetim prensiplerinden biri şudur: denetimin
kapsamı, hesaplar hakkında güvence vermenin ötesine geçecek
ve kaynakların kullanılmasına ilişkin kurumsal yönetişimin
öğelerinin incelenmesini içerek şekilde anlaşılmalıdır”; Kamu
Denetim Forumu’nun bir başka tebliğinde vurgulandığı gibi,
“Uygulamada, ulusal denetim kurumları hem finansal denetimi
hem de performans denetimini içeren ‘daha kapsamlı’ kamu denetiminin
farklı öğelerini hayata geçirecek bütünleşik bir yaklaşımı
teşvik etmektedirler. Böylelikle bir öğenin diğerini bilgilendirmesi
sağlanır”.
INTOSAI Denetim Standartlarına göre; düzenlilik denetimi sorumlu
kurumların finansal hesapverme sorumluluklarının, finansal
kayıtların incelenmesi, değerlendirilmesi ve finansal tablolar
hakkında görüş belirtilmesi de dahil olmak üzere doğrulanmasını;
finansal sistemlerin ve işlemlerin ilgili kanun ve düzenlemelere
uygunluğunun değerlendirilmesi de dahil olmak üzere denetlenmesini;
bir bütün olarak devlet yönetiminin mali hesapverme sorumluluğunun
doğrulanmasını, iç kontrol fonksiyonunun denetimini; denetlenen
kuruluşlarca alınan idari kararların doğruluğunun ve uygunluğunun
denetimini; denetimden doğan veya denetimle ilgili olan ve
Dış Denetim Organınca açıklanması gereken konuların rapor
edilmesini kapsar.
Anılan standartlarda performans denetiminin şunları kapsadığı
belirtilmektedir: İdari faaliyetlerin tutumluluğunun sağlıklı
idari prensip ve uygulamalar ile yönetim politikalarına göre
denetlenmesi; insan, mali ve diğer kaynakların kullanımındaki
verimliliğin, bilgi sistemleri, performans ölçüleri ve gözetim
düzenlemeleri ve denetlenen kurumlarca belirlenen eksiklikleri
gidermek için izlenen yöntemlerin incelenmesi de dahil olmak
üzere denetlenmesi; denetlenen kuruluşların etkinliğinin ve
kurum faaliyetlerinin yarattığı gerçek etkinin amaçlanan etkiyle
kıyaslanmak suretiyle denetlenmesi.
Öte yandan Kamu Denetim Forumu’nun “Dış Denetim, Teftiş ve
Düzenlemenin Farklı Rolleri: Kamu İdaresi Yöneticileri İçin
Rehber” başlıklı dokümanına göre;
“Finansal denetim, denetçilerin çalışmalarının finansal öğelerini
kapsamaktadır: hesapların ve bunların dayanağını oluşturan
finansal sistemlerin ve süreçlerin (kamu sektörünün spesifik
bölümleri dahil olmak üzere, kamu parasının öngörülmüş amaçlar
için harcanmış olup olmadığı) ve kurumsal yönetişimin finansal
yönlerinin, örneğin iç kontrolun, risk yönetiminin, dürüstlüğün
ve iyi davranış kurallarına uygunluğun denetlenmesidir.
Performans denetimi, denetçilerin çalışmalarının performans
öğesi ile ilgilidir: hizmetlerin, fonksiyonların, programların
veya spesifik projelerin harcanan paranın değerinin karşılığı
olması, organ tarafından faaliyetlerini yönetmek ve kaynaklarını
kullanmak üzere uygulamaya konan sistemler ve süreçler ile
performans bilgilerinin hazırlanması ve yayımlanması bu denetim
kapsamındadır. İngiltere ve Galler’deki yerel idareler bağlamında
performans denetimi, denetçilerin, performans planları (best
value performance plans) ile ilgili çalışmalarını da içerir.”
Yüksek Denetim
Sayıştaylarca yürütülen dış denetim diğer dış denetim organlarınca
yapılan denetimden farklılığı belirtmek üzere yüksek denetim
olarak da nitelendirilmektedir.
Sayıştaylar ülkeden ülkeye değişen bir renklilik ve çeşitliliğin
yanı sıra, ortak özelliklere de sahiptir. Bu ortak özellikler
şöyle sıralanabilir:
• Sayıştayların görev ve yetkileri çoğu kez anayasal planda
düzenlenmiştir.
• Sayıştaylarca yapılan denetim, genellikle yasama, yürütme
ve yargı içine yerleştirilemeyen “nevi şahsına münhasır” bir
kamu faaliyeti sayılmaktadır.
• Sayıştayların yaptıkları denetim, parlamento adına yürütülmekle
birlikte; planlanmasında, uygulanmasında ve gerektiğinde sonuçlarının
parlamentoya ulaştırılmasında tümüyle bağımsız olan bir faaliyettir.
• Sayıştay başkanlarının ve karar verme durumunda olan diğer
meslek mensuplarının yargıç teminatları ya da benzeri güvenceleri
bulunmaktadır.
• Sayıştaylar yargı yetkilerinin bulunup bulunmadığına göre
denetim sonuçlarının ya tamamını ya da bir kısmını raporlar
yoluyla parlamentoya sunarlar.
Bu farklı nitelikleri dolayısıyla Sayıştaylarca yapılan denetim,
kamu kesimindeki diğer denetimlerden ayrılmakta ve “yüksek
denetim” olarak adlandırılmaktadır.
Öte
yandan, kısa adı INTOSAI olan Uluslararası Sayıştalar Birliği’nin
orijinal ismi “International Organization of Supreme Audit
Institutions” yani Uluslar arası Yüksek Denetim Kurumları
Organizasyonudur. Keza, INTOSAI dokümanlarında sayıştaya atıfta
bulunulmak istendiğinde, supreme audit institution (yüksek
denetim kurumu) terimi kullanılmaktadır.
Yüksek denetimin ilkelerini INTOSAI’nın 1977 yılında Lima’da
hazırlanan Deklarasyonunda ve INTOSAI Denetim Standartlarında
ayrıntılarıyla bulmak mümkündür.
ECOSAI’nin (Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Yüksek Denetim Kurumları
Organizasyonu) 1997 yılında Türkiye’de düzenlediği Seminere
sunulan “Bağımsızlığa Özel Bir Vurgu Yapılmak Suretiyle Yüksek
Denetimin Temel Özellikleri” (essential features of supreme
audit wıth special reference to ındependence)" başlıklı
tebliğde; yüksek denetimin özellikleri arasında anayasasal
statüye, sui generis faaliyete, dışsal karakterde olmaya,
objektifliğe ve tarafsızlığa, uzmanlığa ve bağımsızlığa vurgu
yapılmıştır.
Dış Denetimde Yerelleşme: Fransa ve İngiltere Örnekleri
Kamu
reformunun genel yerelleşme ve yerindelik perspektiflerine
paralel olarak bazı ülkelerde dış denetiminin de bir anlamda
yerelleştirildiği görülmektedir. Fransa ve İngiltere merkezi
dış denetim anlayışlarını bir anlamda yerelde devam ettirerek
1980’lerden itibaren iki ilginç örneği kamu yönetimi ve denetim
camialarının istifadelerine ve değerlendirmelerine sunmuşlardır.
İki örneğin hesapverme sorumluluğu, şeffaflaştırma, dış denetimin
verimliliğini ve etkinliğini arttırma yönlerinden ciddi olarak
incelenmesi gerekir.
Fransa
Bölge Hesap Mahkemeleri
Bölge Hesap Mahkemeleri (Chambres régionales des Comptes),
kapsamlı yerelleşme politikasının bir parçası olarak 1982
yılında oluşturulmuştur. Şu anda Fransa’da 22, denizaşırı
topraklarda ise 3 adet Bölge Hesap Mahkemesi bulunmaktadır.
Bölge Hesap Mahkemeleri, yerel idarenin (Local government)
ve ilişkili kamu organlarının kendilerine verilen kamu fonlarını
kullanmaları noktasından kamusal hesap verme sorumluluğunun
sağlanmasında önemli bir rol oynar ve hazırladıkları yönetim
denetimi raporları (gözlem mektupları) hem kamu makamlarını
hem de halkı bu alandaki gelişmeler konusunda bilgilendirir.
Ancak, Bölge Hesap Mahkemelerinin, etkinliği yaptıkları yönetim
denetimleri ile sınırlı değildir. Örneğin;
• Bölge Hesap Mahkemelerinin, yönetim denetimleri ve yaptıkları
tavsiyeler aracılığıyla bütün kamu fonları yöneticileri üzerinde
reddedilemeyecek bir etkisi vardır. Bölge Hesap Mahkemelerinin
yargısal statüsü yayımlanmış çalışmalarına ek bir ilgi sağlanmasına
yardımcı olur ve onların geliştirici adımlar atılmasını ve
hatta reformlar yapılmasını gerçekleştirmelerini mümkün kılar.
Hepsinden önemlisi, Bölge Hesap Mahkemelerinin etkililiği
mahkeme olarak statüleri ve bunlarla bağlantılı zorunluluklar
ve teminatlar dolayısıyladır.
• bütün kamu hesapları, dayanağını oluşturan tüm dokümanlarla
birlikte, yılda bir Bölge Hesap Mahkemelerine sunulur.
• Bölge Hesap Mahkemeleri, hesaplarını öngörülen tarihte sunmayan
veyahut direktiflere ya da ihtarlara uymayan Kamu Saymanlarına
para cezası vermeye yetkilidir.
• Mahkemeler, hesaplarında belirlenmiş hataların düzeltilmesinin
Kamu Saymanlarından talep edildiği yargısal kararlar verir.
• Mahkeme, bir yerel idare için ayrılan fonları mevzuata aykırı
şekilde alan herhangi bir kişiyi fiili kamu saymanı olarak
sayabilir.
• Seçimle gelmeyen görevliler Bütçe ve Maliye Disiplin Mahkemesi
huzuruna çıkarılabilir. Özel koşullara göre, sınırlı şekilde
yasayla belirlenen hallerde, seçimle gelen görevliler de Bütçe
ve Maliye Disiplin Mahkemesi huzuruna çıkarılabilir.
• Kusur, suç teşkil eden fiil olarak değerlendirilebiliyorsa,
Bölge Hesap Mahkemesi Hükümet Komiserinden Ceza Mahkemesindeki
savcıyı bilgilendirmesini talep eder.
İlgili
Mevzuat ve Yasal Araçlar
Bölge Hesap Mahkemelerinin organizasyonu ve işleyişi yasa
ve diğer mevzuat tarafından belirlenmiştir. Yasal hükümlerin
çoğu 2 Mart ve 10 Temmuz 1982 tarihli yasalarda belirlenmiş
olup bu yasalar 1994 yılında Kamu Maliye Mahkemeleri Kodunda
konsolide edilmiştir. Ana düzenleyici hükümler (regulatory
provisions) halihazırda kodifiye edilmekte olan 23 Ağustos
1995 (95-944) tarihli Kararnamede yer almıştır.
Bölge
Hesap Mahkemelerinin Denetlediği Kuruluşlar
Bir Bölge Hesap Mahkemesi kendi bölgesel yetkisi dahilindeki
bütün yerel idareleri (local authorities) denetlemeye yetkilidir:
bölge, iller, belediyeler, gruplar (belediyeler, mahalleler,
cemiyetleri vb.) ve belediye-arası kuruluşlar. Diğer yerel
organlar, örneğin, hastaneler, okullar, kolejler ve konut
dernekleri de Bölge Hesap Mahkemelerinin yetki kapsamına girmektedir.
Bölge Hesap Mahkemeleri yasa gereğince değişik kamu organları
üzerinde kanunî yetkiye sahiptir. Ancak, kamu fonlarını kullanan
örneğin yarı-kamu şirketleri açısından ve yerel idarelerce
finanse edilen gönüllü kuruluşlar bakımından Mahkemeler, mecbur
değillerse de, yetkilerini kullanabilirler.
Sayıştay, bazı ulusal kamu kuruluşlarının örneğin, üniversitelerin
ve ziraat odalarının denetim yetkisini Bölge Hesap Mahkemelerine
devredebilir.
Bölge
Hesap Mahkemelerinin Denetlediği Kişiler
Bütün yerel idarelerde ve kuruluşlarda harcamaya ya da gelire
yol açan bütün faaliyetlerin sorumluluğu ita amirine aittir.
İta amiri, seçilmiş ya da atanmış üst düzey görevli, örneğin
belediye başkanı, bölgesel ya da genel meclisin başkanı, bir
hastanenin icra başkanı ya da okulun müdürü olabilir.
Ancak, bu tür gelirler ve giderler ancak yıllık hesaplarını
ve dayanaklarını belgeleri yetkili Hesap Mahkemesine sunan
Kamu Saymanları tarafından tahsil edilebilir veya ödenebilir.
Kamu Saymanları genellikle Maliye Bakanlığının görevlileridir
ve sorumluluklarını gerektiği şekilde yerine getirmezlerse
mali olarak ve şahsen sorumludurlar.
Küçük belediyeler bakımından, Kamu Saymanları hesaplarını
Maliye Bakanlığının yerel temsilcisi Defterdara verir ve hesaplarını
Defterdar tasdik eder. Defterdar hesaplarda hata bulursa,
Bölge Hesap Mahkemesinden Kamu Saymanının tazmine muhatap
olmasını talep edebilir.
Bölge
Hesap Mahkemelerinin Görevleri
Bütçe tasarılarının gözetimi
Yerel idareler ve yerel kuruluşlar, her yıl, bir bütçe kabul
eder ve gelecekteki gelirler ve giderler için yetki verirler.
Bölge Hesap Mahkemesinden, zaman zaman, bütçenin kabulünde
ve uygulanmasında uyulacak kurallar hakkında resmî bir görüş
vermesi istenir.
Hesapların yargısal denetimi
Bölge Hesap Mahkemesi Kamu Saymanının bütçeye uygun davranıp
davranmadığını inceler ve hesapların yasalara, yönetmeliklere
ve diğer belirlenmiş prosedürlere uygunluğu hakkında karar
verir.
Yönetim denetimleri
Bölgesel ve Teritoryal Hesap Mahkemeleri İta Amirinin performansı
hakkında raporlamada bulunabilir.
Yönetim Performans Denetimleri
Hesapların denetimi sırasında Bölge Hesap Mahkemeleri yerel
idarelerin ya da organizasyonların yönetimi hakkında görüş
bildirebilir.
Bu denetim İta Amirinin ya da İcra Başkanının ve astlarının
sadece kurallara uygun davrandıkları üzerinde değil, bu kişilerin
verimli ve etkili şekilde faaliyet gösterip göstermedikleri
üzerinde de durur.
Yönetim
Performans Denetimi Raporları
Mahkeme, yönetim denetimi bulgularını gözlem mektubu şeklinde
verir. Bu mektuplar yargısal denetimin takiben verilen “yargısal
kararlar” ile karıştırılmamalıdır.
İta Amirine verilen temel güvencelerden birisi cevap verme
hakkı ile ilgili prensiptir. İta Amiri, başlangıç bulgularına,
belli bir süre içinde cevap verme hakkına sahiptir.
Nihaî rapor, ilgili konseyin sonraki genel kuruluna sunulur.
Bu durum, Bölge Hesap Mahkemesinin kuruluş hakkındaki görüşlerinin
geniş bir ilgi toplamasına yol açar. Kamuoyuna yönelik bu
açıklık Bölge Hesap Mahkemelerinin etkililiğinin nedenlerinden
biridir.
Temyiz
Yolları
Sayıştay ve Bölge Hesap Mahkemeleri farklı faaliyet alanlarına
sahip olsalar da tek bir yargı yetkisini (jurisdiction) oluşturmaktadırlar.
Yerel idarelerin ve diğer kamu organlarının yargısal denetimi
açısından, Bölge Hesap Mahkemeleri ilk derecede yargılar,
temyiz Sayıştayda yapılır.
Sayıştay ile Bölge Hesap Mahkemeleri Arasındaki İlişkiler
Yüksek mali mahkeme ile bölge mahkemeleri arasındaki ilişki
sadece temyiz ile sınırlı değildir:
• Bir Bölge Hesap Mahkemesinin Başkanı daima Sayıştayın bir
yargıcıdır.
• Yargıçların meslekî kariyerleri ve mahkemelerin faaliyetleri
hakkında karar veren Bir Bölge Hesap Mahkemeleri Yüksek Konseyi
her iki dereceden yargıçlardan oluşur. Konseye Sayıştay Birinci
Başkanı başkanlık eder.
• Sayıştay Savcısı Sayıştaya teknik hukukî görüş bildirir
ve bazı sınırlı durumlarda Cumhuriyet Savcısı olarak faaliyet
gösterir. Buna göre Sayıştay Savcısı Hükümet Komiserlerince
Bölge Hesap Mahkemeleri için üstlenilen benzer eylemleri yönetir
ve koordine eder.
• Bir irtibat komitesi Sayıştay ve Bir Bölge Hesap Mahkemeleri
tarafından yapılan ortak incelemeleri koordine eder.
• Sayıştay, Bölge Hesap Mahkemelerini teftiş eder.
• Bütün Bölge Mahkemelerini ilgilendiren idarî problemler
Sayıştayın idarî departmanı tarafından onların özerkliklerine
halel gelmeksizin izlenir.
• Onların kendi yargı yetkilerinin kesin hatlarıyla belirlenmiş
olması Sayıştayın ve Bölge Hesap Mahkemelerinin karşılıklı
olarak birbirlerine hizmet sunmalarına engel değildir. Bu
durum, özellikle dokümantasyon ve eğitim için geçerlidir.
• Sayıştayın yıllık raporu Sayıştayın ve Bölge Hesap Mahkemelerinin
bulgularına dayanır.
İngiltere Denetim Komisyonu
Yetkileri
ve Bağımsızlığı
Denetim Komisyonu, yasayla oluşturulmuş bir kurul olup bakanlık-dışı
icracı bir kamu organıdır.
düzenleyici olarak Komisyon yerel yönetimleri ve ulusal sağlık
idarelerini denetleyecek denetçiler için, yıllık denetim rehberi
mektubuyla desteklenen bir Denetim Uygulama Tüzüğü hazırlamaktan
ve bu Tüzüğü en az beş yılda bir gözden geçirmekten sorumludur.
1994 yılında, Komisyon ile Çevre ve Sağlık Bakanlıkları ve
Welsh Ofisi “Sorumluluk ve Hesap Verme Sorumluluğu Ortak Bildirisi”ni
hazırladılar. Bu belge Komisyonun Hükümetten bağımsızlığını
vurgulamakta ise de, Hükümetin, Komisyonun sağlam ve güvenilir
yönetim süreçlerine sahip olmasını sağlama sorumluluğu bulunduğunu
da belirtmektedir.
1992 Tarihli Yerel İdare Kanunu Komisyona ilave sorumluluklar
yüklemiştir ki, bunlar arasında mahallî idareleri yıllık olarak
mukayeseli performans göstergeleri yayımlamaya yönlendirmek
de bulunmaktadır.
Komisyonun sponsorluğu Çevre, Ulaşım ve Bölgeler Bakanlığı
tarafından yapılmaktadır.
Görevleri
Bağımsız bir izleme (watchdog) kurumu olarak Denetim Komisyonu;
• İngiltere ve Galler’deki Yerel yönetimlerin, Ulusal Sağlık
İdaresi (NHS) kuruluşlarının ve adli yargı kuruluşlarının
kamu harcamalarını denetlemek üzere bağımsız dış denetçiler
görevlendir ve bu denetçilerin çalışmaları ile ilgili düzenlemeler
yapar.
• Komisyon kamu maliyesinin düzgün (proper) yönetilmesini
sağlar ve kamu hizmetinden sorumlu olanların verimliliği,
etkinliği ve tutumluluğu gerçekleştirmelerine yardımcı olur.
• Kamu hizmetlerinin kalitesi ile ilgili olarak bilgi toplar
ve bu bilgileri diğer kurumlarla paylaşır.
• Uygulamaya dönük tavsiyelerde bulunarak, iyi uygulamaları
yaygınlaştırarak ve hizmetten yararlanan yöre sakinlerinin
tepkilerini (feedback) öğrenerek kamu hizmetinde gelişme sağlamaya
çalışır.
• Ayrıca, kamu idarelerini teftiş eder, sonuçları hakkında
kamuoyuna rapor verir. Yerel hizmetlerin teftişi aracılığıyla,
bu hizmetlerin kalitesini ve maliyet-etkinliğini değerlendirir
ve yerel idarelerin sürekli biçimde iyileştirilmesine katkıda
bulunur.
• Komisyon ulusal performans incelemeleri (national value-for-money
studies) yapar. Bu çalışmalar yerel hizmetlere kullanıcıların
perspektifinden bakar, performansı kıyaslar ve iyi uygulamaları
tespit ve teşvik eder, araştırma programları uygular.
Ana
Hizmet Alanları
Denetim Komisyonu başlıca 4 alandaki kamu hizmetleriyle ilgilenir;
• Yerel hizmetler; (eğitim, sosyal hizmetler ve barınma hizmetleri,
boş zamanları değerlendirme, çevre, suçun önlenmesi gibi yerel
meclislerin sunduğu bütün hizmetler; buna ilaveten meclislerin
planlama, finansman, yönetim ve insan kaynakları gibi merkezi
fonksiyonları)
• Barınma/konut temini/iskân(housing); Meclis tarafından sunulan
konut edindirme hizmetleri ve konut birliklerinin teftişi.
• Sağlık; stratejik sağlık idareleri, hastaneler ve ilk yardım
kuruluşları, korunmaya muhtaç çocuklar gibi sosyal hizmetlerle
çakışan sağlık faaliyetleri
• Ceza yargısı ve toplum güvenliği; Emniyet güçleri ile değil
emniyet makamları tarafından sunulan hizmetlerle ve cezaevi
hizmetleriyle değil şartlı salıverme kurullarıyla ilgilenir.
Ayrıca, suçlu gençlik çeteleri gibi adli yargı sisteminin
yerel hükümetin yaptıkları ile çakışan diğer kısımları da
ilgi alanı içindedir.
• Galler Bölgesi; Denetim Komisyonu’nun Galler’de ayrıca,
yukarıda sayılan hizmetlerle spesifik olarak uğraşan bir departmanı
bulunmaktadır. Galler’deki Denetim Komisyonu yukarıdaki hizmetlerle
ilgilense de, çoğunlukla İngiltere’deki partnerinden farklı
çalışır; faaliyetleri Galler’in spesifik sorunlarına dönüktür.
Yapısı
ve Fonksiyonları
Denetim Komisyonu’nun yönetim kurulu, Başkan dahil, 18 üyeden
(Commissioners) oluşur.
Komisyon her iki ayda bir toplanır. Bu düzenli toplantılara
ilaveten görevin spesifik alanlarını değerlendirmek ve gözden
geçirmek üzere Komisyon içinde üç yeni panel oluşturulmuştur.
Bu paneller;
• Strateji Kurulu
• Denetim Komitesi (sistemleri, kontrolları ve finansal performansı
inceler)
• Görevlendirme ve Ücretlendirme Komitesi
Organizasyonun günlük işleri İcra Başkanı (Chief Executive)
tarafından yönetilir. Genel Müdürün altında bir direktörler
ekibi bulunur. Komisyonun İcra Başkanı “Denetim Kontrolörü”
(Controller of Auditor) olarak adlandırılır. Komisyon kurulurken
ilk görevlendirme Başbakan (Secretary of State); müteakip
görevlendirmeler ise Komisyon tarafından yapılmıştır.
Denetim
Komisyonu’nun Üyeleri ve Yetkileri
Komisyon üyeleri, yasal danışma sürecini takiben Çevre ve
Sağlık Bakanlıkları ve Welsh Ofisi’nin Devlet Sekreterleri
tarafından atanır.
Üyeler yerel yönetimler, muhasebe ve denetim mesleği, sendikalar
ve kamu sektörü dahil olmak üzere geniş bir meslek yelpazesi
içinden seçilirler.
Ataması yapıldıktan sonra, bir üyenin konumu güvencededir
ve kendisi, ancak, yasada belirlenen sınırlı hallerden birine
dayanılarak Devlet Sekreteri tarafından görevden alınabilir.
Ancak, üyeler üç yıl gibi göreli olarak kısa bir süre için
atanmaktadır ve atamalar yenilenmektedir.
Üyelerin işlevi, aylık toplantıya dayalı olarak, icracı olmayan
karakterdedir ve kısmî zamanlıdır. Üyelerin pozisyonları icracı
olmayan kurullardakine ve otonom kamu sektörü organizasyonları
başkanlarınınkine benzerdir.
Denetim
Komisyonu’nun Personeli
Komisyonun personeli 2500 civarındadır. İletişim, insan kaynakları
ve ödemeler gibi ortak hizmetler Londra (Merkez), Kardif ve
Bristol’deki (personel, eğitim, finans, BT ve satın alma hizmetleri
dahil Destek ve Yönetim Birimi) ana bürolar tarafından gerçekleştirilir.
Denetçiler ve müfettişler bu bürolarda bulunur. Komisyonun
bölgesel ofisleri arasında bir ağ kurulmuştur.
Denetim Komisyonu ile Yerel meclislerden ve sağlık kurumlarından
hizmet alan kişiler arasındaki ana bağlantıyı İrtibat Yöneticileri
(Relationship managers) sağlar. Bu yöneticiler bölgesel esas
göre görevlendirilirler. 5 adet bölge ofisi vardır: Merkez,
Londra, Kuzey, Güney ve Galler.
Denetçiler
ve Denetim Komisyonu
Denetim Uygulama Tüzüğü, denetçilerin Komisyondan bağımsız
olarak davranmaları gerektiğini belirtmektedir. Ne var ki
denetçi ile Komisyon arasındaki ilişki gerçekten bir kol boyu
uzaklıkta değildir. Komisyonun denetçilerle ilgili pek çok
görevi vardır: onları (denetçileri) atar; denetimin kalitesini
düzenler; ve olağandışı denetim yapılmasını da isteyebilir.
İster Bölgesel Denetim Biriminden ister firmadan seçilsin
görevlendirilmiş bütün denetçiler, statüsel sorumluluklarını
yerine getirmede aynı derecede meslekî bağımsızlığa sahiptirler.
Denetçiler
ve Denetlenen Organlar
Denetim Uygulama Tüzüğü, denetçilerin görevlerini, denetlenen
organdan bağımsız olarak icra etmelerini öngörmektedir.
Mahallî idareyi ve Ulusal Sağlık Hizmeti organlarını denetlerlerken
denetçilerin 1998 tarihli Yasaya göre bazı görevleri bulunmaktadır
ki, bu görevler, kabaca, iki fonksiyon çerçevesinde sınıflandırılabilir:
birincisi, harcamaların ve hesapların yasallığının ve düzenliliğinin
kontrol edilmesi (finansal denetim); ikincisi, harcamalardan
paranın değerinin karşılığının alınmasına yönelik düzenlemelerin
incelenmesidir.
Denetim
Komisyonu ve Bölgesel Denetim Birimi Arasındaki İlişki
1994 yılı Kasım ayından bu yana Komisyonun denetim personeli
yalın biçimde “Bölgesel Denetim” olarak adlandırılan bir kuruluş
bünyesinde yöneltilmektedir. Komisyon ile Bölgesel Denetim
arasındaki ilişki, bir bakanlık ile bir “Gelecek Adımlar”
(kuruluşu arasındaki ilişkiye benzer olmayı hedeflemektedir.
Yani, kuruluş, bir “Çerçeve Doküman” koşulları çerçevesinde,
yönetsel bağımsızlığa sahiptir. Diğer kuruluşlarda olduğu
gibi, Bölgesel Denetim’in tesisi, statüsel resmî bir yasal
değişikliği içermeyi hedeflememektedir ve Bölgesel Denetim’in
personeli Komisyon’un çalışanları olmayı sürdürmektedir. Komisyon,
her bir yerel idare veya sağlık hizmeti organı için ya Bölgesel
Denetimi ya da kabul görmüş özel sektör denetim firmasını
görevlendirir. Uygulamada işin yaklaşık yüzde 70’i Bölgesel
Denetim tarafından gerçekleştirilir. Bölgesel Denetim ile
özel sektör firmaları arasında yapılan seçim, çoğunlukla,
bir fiyat rekabetine dayanmaz.
Ulusal
Denetim Ofisi (İngiltere Sayıştayı) ile Denetim Komisyonu’nun
Farkı
İngiltere Sayıştayı kamu harcamalarını Parlamento adına inceler.
Hükümetten bağımsız olup bütün bakanlıkların ve çok sayıdaki
kamu kurum ve kuruluşunun hesaplarını denetler ve Parlamentoya
rapor sunar.
İngiltere Sayıştayı’nın aksine, Denetim Komisyonunun Parlamentoyla
doğrudan bir ilişkisi bulunmadığı gibi, mahallî idareyle Ulusal
Sağlık Hizmeti organlarıyla ilgili denetim raporlarının gönderildiği
Kamu Hesapları Komitesine denk bir organ da yoktur.
Komisyon denetçilerin atanmasından ve denetimle ilgili düzenlemeleri
yapmaktan (regüle etme) sorumlu ise de, İngiltere Sayıştayı’nın
aksine, kendisi, bizzat, herhangi bir hesabı denetlemez. Komisyon,
çalışmayı yürütmek üzere, ya bölge denetçisini (district auditor)
ya da özel sektör denetçisini görevlendirir.
Denetim
Komisyonu’nun Denetlenmesi
Denetim komisyonu da diğer merkezi idare kurumları gibi İngiltere
Sayıştayı tarafından denetlenir. Denetim Komisyonun kendi
hesapları, diğer merkezi kuruluşların hesaplarınınki gibi,
İngiltere Sayıştayı tarafından denetlenmektedir. Harcama sürecinin
diğer ucunda Komisyon, gelirlerinin sponsor bakanlıktan değil,
denetim ücretlerinden kaynaklanması anlamında kendi kendini
finanse eden bir organdır.
Kapsamlı
Performans Değerlendirmesi
Kapsamlı Performans Değerlendirmesini (Comprehensive Performance
Assessment) geliştirme programı; birlik ve taşra meclisleri
(unitary and county councils) için 2002 yılında, il ve ilçe
meclisleri (district and borough councils) için 2003 yılında
ortaya konmuştur. Bu Değerlendirme, bir meclisin nasıl çalışacağı
konusundaki kendi kararı ile bunun daha iyi nasıl çalışacağı
konusundaki bir dış değerlendirmeyi bir araya getirir.
Bu değerlendirme ile; meclislere; nasıl yapacakları, nasıl
yaptırtacakları ve yöre sakinlerinin, o meclisin performansını
diğerlerininkiyle nasıl kıyaslayacakları anlatılır.
Denetim
Raporları
Finansal Hesaplarla İlgili Tasdikler ve Görüşler
1998 tarihli Yasa, denetim sonuçlandığında, hesaplar hakkında
denetçilerin, denetimin mevzuata göre tamamlanmış olduğunu
tasdik etmelerini ve görüş bildirmelerini öngörmektedir.
Yönetime Verilen Mektuplar
Denetçi, her yıl, “yönetim mektupları” diye adlandırılan dokümanlarda
denetimin ana mesajını özetler. İsminden de anlaşılacağı üzere,
mektup, esas itibariyle, denetlenen organın yönetiminden sorumlu
kişileri muhatap almaktadır ki, yerel idareler söz konusu
olduğunda, görevliler ve seçilmiş üyeler bu kişiler kapsamındadır.
Yerel Performans (VFM) İncelemeleri
Görevlendirilmiş denetçilerce üstlenilen yerel performans
incelemelerinin Denetim Komisyonu tarafından bizzat yapılan
ulusal incelemelerden ayrı tutulması gerekir. 1998 Tarihli
Yasanın 5/1-e maddesi hükmü, denetçilerin, tasarrufun, verimliliğin
ve etkinliğin sağlanması için gereken düzenlemelerin bulunup
bulunmadığını incelemesini öngörmektedir.
Kamuoyunu İlgilendiren Raporlar
Hesapların incelemesini tamamladıktan sonra yerel idare denetçisi
–ister iyi ister kötü- herhangi bir önemli konu hakkında,
kamu çıkarının böyle davranılmasını gerektirdiğini düşünmesi
halinde, ivedi bir rapor hazırlayabilir.
Performansla İlgili Ulusal İncelemeler
Bizzat Komisyon, iki yasal yetki çerçevesinde Ulusal performans
incelemeleri yapmaktadır. Ulusal performans incelemeleri,
mukayeseli yönetim incelemeleridir. Bunlar tek tek organlardan
ziyade özel alanları irdelemektedir. Ulusal raporlar, yerel
idare (polis dahil) ve Ulusal Sağlık Hizmetleri olmak üzere
iki ana gruba ayrılabilir.
Teftiş ve Bağlantılı Kavramlar ve Teftiş Fonksiyonunu Geliştirme
Çalışmaları: İngiltere Örneği
Teftiş,
Denetim ve Düzenleme Fonksiyonlarının Farklılıkları ve Benzerlikleri
İngiltere Kamu Denetim Forumu tarafından hazırlanan “Dış Denetim,
Teftiş Ve Düzenlemenin Farklı Rolleri: Kamu İdaresi Yöneticileri
İçin Rehber” başlıklı dokümanda; “Denetçilerin –özellikle
performans denetçilerinin- müfettişlerin ve düzenleyicilerin
rolleri arasında bazı benzerlikler bulunmakta ise de, bu roller
farklı, ama tamamlayıcı faaliyetlere işaret etmektedir” denildikten
sonra, Denetim, teftiş ve regülasyon (düzenleme) dünyası (nın)
karmaşık ve değişken” olduğu vurgulanmaktadır.
Bu dokümanda, farklılıkları ortaya koyabilmek bakımından finansal
denetim, performans denetimi, teftiş ve düzenlemenin tanımları
yapılmaktadır. Bu tanımlar aşağıdadır.
Aynı dokümanda bu tanımlardan hareketle, sırasıyla; dış denetim,
teftiş, düzenleme hakkında şu açıklamalara yer verilmektedir:
• “Kamu denetimi (dış denetim), ulusal denetim kuruluşları
ve bu kuruluşlar tarafından atanan özel firmalar denetçileri
aracılığıyla icra edilen finansal denetimi ve performans denetimini
kapsar. Denetim, teftiş ve düzenleme, bunların hepsi, paydaşlara
bağımsız güvence sağlar. Finansal denetim ve performans denetimi,
kamu parasının idaresi ve kurumsal yönetişim ile kamu organlarının
performansı hakkında güvence verir. Teftiş hizmetlerin kullanıcılarının
ihtiyaçlarını karşıladığı ve ulusal ve yerel standartlarla
ve hedeflerle uyumlu performans düzeylerine ulaştığı konusunda
bir güvence sağlar.
• Düzenleyiciler düzenlemeye tabi tutulmuş organların minimum
yasal ve meslekî standartlara uygunlukları konusunda güvence
verir ve vatandaşları ve/veya hizmetin alıcılarını bu standartlara
uymama zaafı ile bağlantılı risklerden korumaya çalışır.z
• Bütün denetçiler, müfettişler ve düzenleyiciler meslekî
ve yönetsel uzmanlık birikimine sahip olmalıdırlar. Bu kişiler,
planlama sırasında çalışmalarını yoğunlaştırmak üzere riski,
önemliliği ve/veya anlamlılığı dikkate alırlar.
• Denetçiler ve müfettişler, performansta değişikliğe ve gelişmeye
yol açmak için, esas itibariyle, bulguların yayımlanmasına
dayandıkları halde, düzenleyiciler uygunluğu sağlamak için
icraî yetkilere sahiptir. Bazı müfettişler de fonksiyonların
transfer edilmesi tavsiyesinde bulunmak veya hatta, standartların
kabul edilemeyecek derecede düşük olduğu hallerde, organları
faaliyetten alıkoymak yetkisini haizdir. Ancak, müfettişler
bu yetkileri kullandıkları hallerde incelemeye (review) tabi
organın düzenleyicisi olarak davrandıkları şeklinde algılanabilirler.
Belli koşullarda, ulusal denetim kurumlarından ve onların
atanmış denetçilerinden bazıları da düzenleyici yetkiler kullanabilirler.”
Müfettişlikler
ve İnceleme Organları
Başbakanlık Kamu Hizmetleri Reform Ofisi tarafından üretilen
“Inspecting for Improvement: Developing a Customer Focused
Approach” (Gelişme Yararına Teftiş: Müşteri Odaklı bir Yaklaşımın
Oluşturulması) başlıklı dokümana göre Müfettişlikler ve İnceleme
(review) organları aşağıda sıralanmıştır:
• Yetişkin Öğrenimi Müfettişliği (Adult Learning Inspectorate)
• Denetim Komisyonu Müfettişlik Birimi (Audit Commission Inspection
Service)
• Sosyal Yardımlar Yolsuzluk Müfettişliği (Benefit Fraud Inspectorate)
• Sağlık Gelişimi Komisyonu (Commision for Health Improving)
• Kraliyet Savcılık Hizmetleri Müfettişliği (HM’s Crown Procecution
Service Inspectorate)
• İtfaiye Hizmetleri Müfettişliği (HM’s Fire Service Inspectorate)
• Polis Müfettişliği (HM’s Inspectorate of Constabulary)
• Cezaevi Müfettişliği (HM’s Inspectorate of Prisons)
• Şartlı Tahliye Müfettişliği (HM’s Inspectorate of Probation)
• Yargı Hizmetleri Müfettişliği (HM’s Magistrates Court Service
Inspectorate)
• Eğitim Standartları Ofisi (Office for Standards in Education)
• Yüksek Eğitim Kalite Güvence Ajansı (Quality Assuarance
Agency for Higher Education)
• Sosyal Hizmetler Müfettişliği (Social Services Inspectorate)
Teftiş
Fonksiyonunu Geliştirme Çalışmaları
İngiltere’de Kamu Reformu çalışmaları ve vatandaşa odaklı
hizmet anlayışı çerçevesinde son birkaç yılda teftiş fonksiyonundan
daha fazla yararlanması ve bu fonksiyonun daha etkili hale
getirilmesi yönündeki çabalar yoğunlaşmıştır.
Bu bağlamda Kamu Denetim Forumu’nun daha önce sözü edilen
dokümanı ile Başbakanlık Kamu Hizmetleri Reform Ofisi tarafından
üretilen “Inspecting for Improvement: Developing a Customer
Focused Approach” (Gelişme Yararına Teftiş: Müşteri Odaklı
bir Yaklaşımın Oluşturulması) ve “The Government’s Policy
on Inspection of Public Services” (Hükümetin Kamu Hizmetleri
Teftiş Politikası) başlıklı dokümanlar burada zikredilmeye
değerdir.
Keza, İngiltere’de Local Services Inspectorate Forum adı altında
bir platform oluşturulduğunu vurgulamak gerekir.
İngiltere Kamu Hizmetleri Reform Ofisi’nin “Hükümetin Kamu
Hizmetleri Teftiş Politikası” başlıklı dokümanında; “Kamu
parasının ve kamu hizmetleri sunumunun özel hesapverme sorumluluk
biçimleri ve standartları bulunmaktadır. Teftiş mekanizması
kamu hizmetlerinin geliştirilmesine önemli ölçüde katkı sağlar
ve kamu kaynaklarının sevk ve idaresi hususunda güvence verir”
denilmekte ve İngiltere hükümeti’nin “bu politika belgesiyle,
halka güvence verilmesinde ve kamu hizmetlerinin gelişimine
destek sağlanmasında kullanıcı odaklı ve etkinlik hedefli
bir teftişe duyduğu güveni” açıkladığı vurgulanmaktadır.
Bu Politika Belgesinde teftişin bir dış inceleme/gözden geçirme
(external review) olduğu belirtildikten sonra, teftişin;
• hizmet verenlerden (service providers) bağımsız olarak yapılması,
• hizmetlerin güvenli (safe) ve gerektiği (proper) biçimde
sunulduğuna dair bakanlara (ministers) ve kamuoyuna güvence
vermesi,
• hizmetlerin iyileştirilmesine katkı sağlaması,
• kamuoyuna rapor sunması,
• harcanan paraya değmesi
gereğine işaret edilmektedir. Aynı dokümanda “Teftişin İlkeleri”
şöyle belirtilmektedir:
Bu
Politika Belgesinde; çok önemli bir vurgu yapılarak “müfettişler,
güvence sağlamanın ayrılmaz bir parçası olarak kamuoyuna rapor
sunmalıdırlar” denilmektedir. Belge raporlama konusunda aşağıdaki
hususları ana hatlarıyla öne çıkarmaktadır:
• “Teftiş raporları, aksine bir gerekçe bulunmadıkça, örneğin,
kamusal raporlamanın kamu çıkarlarına en iyi şekilde hizmet
etmediği ya da Bakana hassas bir politika tavsiyesinde bulunulması
durumunda, kamusal etki alanında (public domain) değerlendirilmelidir.
• Müfettişlerin kamusal etki alanı içindeki kararlarıyla ilgili
kriterlerin de yürürlüğe konması ve bu kriterlerin nasıl geliştirileceği
ve zaman içinde nasıl değiştirileceği konusunda danışmaya
açık olması gerektiği hususları izlenmelidir.
• Teftiş raporları, nasıl iyileştirileceği konusunda yapıcı
tavsiyelerde bulunmak suretiyle, yetersiz performans gösterenleri
veya hizmet sunumundaki başarısızlıkları tespit etmelidir.
• Teftiş Kurulları, kabul edilen tavsiyelerin gerektiği şekilde
uygulamaya konulup konulmadığını belirlemek ve hedeflenen
etkilerin yaratılıp yaratılmadıklarını anlamak üzere, makul
bir izleme çalışması gerçekleştirmelidir.
• Teftiş raporları; hizmetin son kullanıcıları için erişilebilir
olması bakımından
? Özlü,
? Açık
? Kanıta dayalı
? Kolay anlaşılır biçimde yazılmış olmalıdır.
• Müfettişler, teftiş edilen kurumlarla ve halkla iletişimi
geliştirmek için bulgularının ve derecelendirmelerinin (ratings)
raporlanmasını mümkün olduğunca, ortak bir sistem içinde yapmalıdırlar.”
ABD’de Federal Genel Teftiş Ofisleri ve Bu Bağlamda Denetim,
Teftiş ve Soruşturma Standartları
Federal
Genel Teftiş Ofislerine Toplu Bakış
Federal Genel Müfettişin görevleri, sorumlulukları ve yetkileri1978
tarihli Genel Müfettiş Yasasında ve değişikliklerinde düzenlenmiştir.
Sonradan, mevzuat gereğince Genel Müfettişleri bulunan kurum
sayısını arttırmak ve küçük ve bağımsız kurumlarda Genel müfettişler
oluşturmak amacıyla Yasaya ilaveler yapılmıştır. Mevzuat gereğince,
halen, 57 Genel Müfettiş 59 federal kurumda gözetim (oversight)
faaliyetinde bulunmaktadır.
Genel
Müfettişin Görevleri
1978 tarihli Genel Müfettiş Yasası ve eklerine göre Genel
Müfettişin görevleri:
• Bağımsız ve tarafsız biçimde denetimler (audits), soruşturmalar
(investigations) teftişler (inspections) ve değerlendirmeler
(evaluations) yapmak,
• İsrafı (waste), sahteciliği (fraud) ve suistimalleri (abuse)
önlemek ve ortaya çıkarmak,
• Verimliliği, etkinliği ve tutumluluğu özendirmek,
• Yürürlükteki ve yürürlüğe girecek yasaları ve yönetmelikleri
incelemek,
• Kurum yöneticilerini ve Kongreyi eksiksiz şekilde ve güncel
(currently) olarak bilgilendirmektir.
Genel
Müfettişlerin Atanması ve Görevden Alınması
• Genel Müfettişler politik bağlantıları hesaba katılmaksızın
atanırlar.
• Göreve atanacak kişilerin kişisel dürüstlüklerine ve
o muhasebe, denetim, finansal analiz;
o hukuk, yönetim analizi, kamu idaresi; veya
o soruşturma
alanlarında uzman olmalarına dikkat edilir.
• Kabine düzeyindeki bakanlıkların ve bakanlıklara bağlı önemli
kuruluşların Genel Müfettişleri Başkan tarafından Senatoya
danışılarak atanır. Bu şekilde atanan genel müfettişler, ancak
Başkan tarafından görevden alınır. Belirli Federal kuruluşların
(küçük bağımsız kuruluşlar, şirketler ve yetki devredilen
diğer kuruluşlar) genel müfettişleri bu kurumların yöneticileri
tarafından atanır ve görevden alınabilir.
• Genel müfettişin Başkan ya da kurum yöneticisi tarafından
görevden azledilmesi durumunda, bu husus Kongrenin iki meclisine
de bildirilir.
Genel Müfettişlerin Bağımsızlığı
Genel müfettişler bağımsızdırlar. Yasaya göre, genel müfettişler
kurum yöneticisinin ya da vekilinin genel gözetimine tabi
olduklarından, yürüttükleri bir denetim ya da bir soruşturma
kurum yöneticisi ya da vekili tarafından engellenemez ve yasaklanamaz.
Genel
Müfettişlerin Yetkileri ve Sorumlulukları
• Kurumun bütün kayıtlarına ve bilgilerine doğrudan erişme,
• Gerek gördükleri denetimleri ve soruşturmaları yapma ve
raporları yayımlama (ulusal güvenlik ve yasal müeyyideye bağlanmış
olanlar hariç olmak üzere)
• Kurum dışından bilgi talebini havi yargısal nitelikte kağıtlar
düzenleme
• İfade için yemin ettirme
• Kendi personelini işe alma ,yönetme ve kaynaklarla ilgili
sözleşme yapma ve bunları kontrol etme.
Genel
Müfettişlerin Gözetimi
• Genel müfettişler kurum yöneticisinin genel gözetimi altında
faaliyette bulunurlar. Ancak, statüsü gereğince, genel müfettişlerin
kurum başkanı ve Kongreye dönük olmak üzere ikili ve bağımsız
raporlama ilişkisi bulunmaktadır.
• Bir genel müfettişin uygunsuz davranışları ile ilgili suçlamalar
için Başkanlık Dürüstlükve Verimlilik Komitesine (Integrity
Committee of the President=s Council on Integrity and Efficiency
/PCIE) başvurulması gerekir.
Genel
Müfettişin Çalışma Sonuçlarının Duyurulması
Genel müfettişlerce birçok yazılı rapor hazırlanır:
• Mesleki standartlara göre hazırlanmış denetim, soruşturma
ve teftiş/değerlendirme raporları
• Kongreye sunulan ve Genel Müfettişin çalışmalarını anlatan
altı aylık raporlar
• Hoşgörülemez (egregious) ve bağışlanamaz (flagrant) problemleri
ve /veya suiistimalleri kurum yöneticisine rapor etmek üzere
yazılan ivedi mektuplar. Kurum yöneticisi daha sonra bu raporları,
kendi görüşüyle birlikte, yedi gün içinde Kongreye iletir.
Genel Müfettişler ayrıca:
• Kurum içinde bilgi sağlamaya yönelik taleplerinin makul
olmayan biçimde reddedilmesini Kurum yöneticisine,
• Federal Suç Yasasının ihlalinden kuşkulanılan durumları
Cumhuriyet Savcısına raporlamalıdırlar.
Genel Müfettişin İyi Yönetime Katkısı
• Bilgisayar güvenliği, Kamusal Performans ve Sonuçlar Yasası
ve finansal yönetim gibi, devlet ölçeğindeki kritik girişimler
hakkında analizler yapmak ve önerilerde bulunmak,
• Problemleri bağımsız biçimde incelemek ve muhtemel çözüm
yolları için tavsiyelerde bulunmak,
• Denetim, soruşturma ve teftiş ile ilgili mesleki standartları
esas alan ve olgulara dayalı raporlar yayımlamak,
• Yeni planlar hazırlanırken teknik ve /veya danışma nitelikli
tavsiyelerde bulunmak,
• Kurum yöneticisi tarafından istenilmesi üzerine iddiaları
bağımsız biçimde soruşturmak,
• sahtecilik ve suiistimal iddiaları ile ilgili gizli bilgilerin
bildirilmesi için çalışanların ve üçüncü kişilerin yararlanacağı
ihbar hatları (Hotlines) oluşturmak.
Başkanlık
Dürüstlük ve Verimlilik Konseyi ve Dürüstlük ve Verimlilik
İcra Konseyi
Başkanlık Dürüstlük ve Verimlilik Konseyi, dürüstlük ve verimliliği
özendirmeye dönük hükümet çabalarını koordine etmek ve pekiştirmek
ve federal programlardaki sahteciliği, israfı ve suiistimalleri
önlemek üzere, Başkanlık Kararnamesiyle (Executive Order26
Mart 1981 tarihinde) kurulmuştur.
11 Mayıs 1992 tarihinde onaylanan 12805 sayılı Başkanlık Kararnamesiyle
bu misyonu yetki verilen federal kuruluşlar arasında gerçekleştirmek
amacıyla Dürüstlük ve Verimlilik İcra Konseyi oluşturulmuştur..
1992 tarihli bu Kararname Başkanlık Konseyi’nin sorumluluklarını
da güncelleştirmiştir.
Konseylerin
Üyeleri
Başkan tarafından atanan Genel Müfettişler Başkanlık Konseyini;
Kurum başkanları tarafından görevlendirilen Genel Müfettişler
de İcra Konseyini oluşturur.
• Yönetim ve Bütçe Ofisi İdaresinin Genel Direktör Vekili
her iki Konseyin de başkanlığını yapar.
• Her Konseyin günlük işleri idare eden bir Başkan yardımcısı
vardır. Konsey Başkanı her Konsey için kendi üyeleri tarafından
önerilen Başkan yardımcılarını atar.
• Aşağıdakiler her iki Konseyin üyeleridir:
o Yönetim ve Bütçe Ofisinin Federal Maliye Dairesinin Kontrolörü,
o Federal Soruşturma Bürosu’nun soruşturmaları bakımından
Soruşturma Direktör Yardımcısı,
o Kamu sal Etik Değerler Ofisi Direktörü
o Özel Savunma Ofisinin Özel Savunmanı
o Personel Yönetim Ofisi Direktör Vekili
Konseylerin
Fonksiyonları
Başkanlık Konseyinin 6 daimi komitesi bu Konseylerin işlerini
yürütür. Konsey İdaresi temsilcileri bu komitelerin her birinde
üye olarak görev yapar. 6 Daimi Komite şunlardır:
• Denetim Komitesi: Denetimi kalitesini geliştirir, hükümet
ölçekli denetimleri koordine eder ve denetim mesleğini güçlendirir.
• İnsan Kaynakları Komitesi: Yeniliklere ve insan kaynaklarını
etkili biçimde yönetme programlarına öncülük eder.
• Teftiş ve Değerlendirme Komitesi: İyi uygulamaları yaygınlaştırır
ve teftiş ve değerlendirme tekniklerini geliştirmek amacıyla
hizmet içi eğitimler düzenler.
• Dürüstlük Komitesi: Genel Müfettişlere yönelik idari suçlamaların
gerektiği şekilde ve derhal soruşturulmasını ve bu iddiaların
çözüme kavuşturulmasını sağlar.
• Soruşturmalar Komitesi:Farklı kurumlarda aynı nitelikteki
(cross-cutting) soruşturma konularıyla ilgilenir ve iyi uygulamaları
yaygınlaştırır.
• Mevzuat Komitesi:Genel müfettişlikler camiasına Kongrenin
ilgi alanları hakkında günü güne bilgi verir.
Genel
Müfettişlerin Yönetimi
Başkanlık Konseyi ve İcra Konseyi tarafından Mayıs 2001 tarihinde
benimsenen Stratejik Çerçeve Genel Müfettişlikler camiasının
temel amaçlarını ve hedeflerini belirlemektedir. Camianın
genel misyonu federal hükümetin zafiyetlerini ve hassasiyetlerini
bağımsız olarak önceden sezinlemek ve ona duyurmak, çözüm
yolları için yardımcı olmak ve performansın gelişmesine yönelik
fırsatları tespit etmektir.
Bu misyona paralel olarak Konseyler gelecek 3 yıl boyunca
aşağıdaki Stratejik amaçlara yönelecektir:
1. federal programlar ve faaliyetler geliştirmek
2. bilgileri güvenilir biçimde ve vaktinde duyurmak
3. üstün kalitede ve iyi eğitilmiş personeli istihdam etmek
ve bu tür niteliklere sahip personeli kaybetmemek üzere insan
kaynağı programları hazırlamak
4. Genel Müfettişlikler camiasının mesleki imajını ve etkinliğini
pekiştirmek ve geliştirmek
Denetim
Standartları, Teftişler ve Soruşturmalarla İlgili Kalite Standartları
Federal Genel Teftiş Ofisleri’nin mesleki standartlarını hazırlama
sorumluluğu Başkanlık Konseyinin görevleri arasındadır.
Federal Genel Teftiş Ofisleri çalışmalarını şu standartlara
göre yürütür:
• ABD Sayıştayı (General Accounting Office) tarafından hazırlanan
Kamu Denetim Standartları (Government Auditing Standarts /
Yellow Book, June 2003)
• Soruşturmalarla İlgili Kalite Standartları (Quality Standarts
for Investigations, December 2003)
• Teftişlerle İlgili Kalite Standartları (Quality Standarts
for Inspections, March 1993)
Denetim
Standartları
Denetimle ilgili standartlar, ABD Sayıştayı tarafından hazırlanan
ve “Sarı Kitap (Yellow Book)” adlandırılan Kamu Denetim Standartlarında
(Government Auditing Standards) yer almaktadır.
Sözü edilen dokümanda yer alan standartlar ve yönlendirici
ilkeler devlet organlarının, programlarının, faaliyetlerinin
ve fonksiyonlarının ve yükleniciler, kar amacı gütmeyen kuruluşlar
ve devlet dışı kuruluşlar tarafından yönetilen devlet yardımlarının
denetimlerine ve doğrulama yüklenimlerine (attestation engagements)
uygulanır.
Bu standartların 2003 yılında revize edilen nüshasındaki bölüm
başlıkları ve alt-başlıkları aşağıdadır:
Teftişlerle İlgili Kalite Standartları
Başkanlık Konseyi tarafından hazırlanmış olan “Teftişler İçin
Kalite Standartları” başlıklı dokümanın başlangıç bölümlerinde
teftişle ilgili açıklamalarda bulunulmakta ve teftişin tanımı
verilerek amaçları sıralanmaktadır. Buna göre;
“Ahlak ve beceri meselelerine odaklanmış eski askeri teftişlerin
aksine, şimdiki teftişler politika ve program değerlendirmeleri
(evaluations) ile ilgilidir; teftişler Bakanlık ya da kuruluş
programlarının yönetim ve idaresinin verimliliğini ve tutumluluğunu
özendirmek, programları sahtecilik, israf ve suiistimalden
korumak ve bu türden eylemleri ortaya çıkarmak üzere Genel
müfettişlerin görevlerini desteklemek amacıyla dizayn edilir.
Teftiş; denetim (audit) veya soruşturma (investigation) süreçlerinden
farklı biçimde tanımlanmaktadır.
Teftiş; yöneticilerin karar alması için onlara gerekli bilgileri
temin etme, programların, politikaların veya prosedürlerin
geliştirilmesine dönük olarak tavsiyede bulunma ve idari önlem
alma amaçları bakımından Bakanlık ya da kuruluşların programlarını
ve faaliyetlerini değerlendirmeyi, incelemeyi (reviewing),
araştırmayı (studying) ve/veya analiz etmeyi hedefler.
Teftişin amaçları:
• Olgulara dayalı analitik bir bilgi kaynağı olma
• Hukuka uygunluğun izlenmesi
• Performansın ölçülmesi
• Faaliyetlerin verimliliğinin ve etkinliğinin değerlendirilmesi
(assessing)
• Sahtecilik, israf, suiistimal ve kötüyönetim iddiaları ile
ilgili sorguları (inquiries) yürütmektir.”
Başkanlık
Verimlilik ve Etkinlik Konseyi tarafından Genel Müfettiş Ofislerince
yürütülecek bütün teftişlere rehberlik etmek üzere hazırlanıp
yayımlanan standartlar özetle şunlardır:
Soruşturmalarla İlgili Kalite Standartları
Bu standartlar ve prensipler; Başkanlık Konseyi ile bağlantılı
Genel Müfettiş Ofislerinde çalışan ve suçla ilgilenen soruşturmacıların
(criminal investigators) soruşturma faaliyetlerine uygulanabilecek
yönlendirici ilkeleri düzenlemektedir.
Bu standartlar; geniş bir alan içindeki kapsamlı devlet soruşturmalarına
uygulanır. Bunlar arasında bütün hafif ve ağır suçlar (örneğin;
sahtecilik, yolsuzluk, cebir, mülkiyet, uyuşturucu, siber
ve memur suçları), geçmişe yönelik bilgiler ve güvenlik sorguları,
ihbarcılarla ilgili meseleler, yanlış ahlaki davranış kurallarıyla
ilgili sorunlar, idari ve program amaçlı sorunlar, yetkili
makamlar tarafından istenilen spesifik soruşturmalar sayılabilir.
Başkanlık Konseyi tarafından yayımlanan bu Standartlar, kurum
içi kalite güvence incelemelerinin veya meslektaş incelemelerinin
(peer reviews) yürütülmesine dönük bir çerçeve sağlar. Bu
standartlar özet olarak şöyledir:
Yolsuzluklarla Mücadele Bağlamında Hong Kong Bağımsız Yolsuzlukla
Mücadele Komisyonu ve Bu Komisyonun Soruşturma İşlevi
Üç
Cepheden Taarruz Stratejisi (Hong-Kong Modeli)
Hong Kong Modeli yolsuzluğa karşı üç cepheden taarruzu esas
almaktadır: soruşturma, önleme ve eğitim. Bu üç cepheden taarruz
stratejisi temelinde Hong Kong Komisyonu'nun organizasyonel
yapısı şöyle şekillenmektedir:
• Faaliyet Departmanı:yolsuzlukla ilgili soruşturmaları yapmaktadır.
• Yolsuzlukları Önleme Departmanı:kamu ve özel sektör kuruluşlarına
politika(siyasa) önerilerinde bulunmaktadır.
• Toplumla İlişkiler Departmanı halkı yolsuzluk konularında
eğitmektedir.
Hong Kong Modelinin Kore, Singapore, Botswana ve Australia'da
uygulandığı; Malawi, Papua New Gunea, Sierra Leone ve Zambia
gibi ülkelerde de yolsuzlukla mücadele komisyonlarının Dünya
Bankasınca ve çeşitli uluslararası kuruluşlarca desteklendiği
bilinmektedir.
Diğer yandan Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi’nin (OLAF)
kısaca, “Avrupa Birliği bünyesinde bağımsız bir soruşturma
hizmeti” ve Avrupa Birliği’nin “Sınırlar ötesi suç ve yolsuzluklarla
mücadelesinin bir aracı” olarak değerlendirildiği dikkate
alındığında, bu Ofis’in Hong-Kong Modelinin değişik bir versiyonu
olduğu söylenebilir:
Hong-Kong Modeli ile ilgili daha ayrıntılı bilgiler aşağıda
yer almaktadır:
Hong-Kong Modeline Alternatif: Çok Cepheden Taarruz Stratejisi
Hong-Kong Modeli, zamanındaki başarılarına rağmen, günümüzde
yolsuzlukla mücadelede daha az yararlı görülmeye başlanmıştır.
Yolsuzluk artık kurumsal bir fonksiyon bozukluğunun ya da
fonksiyonsuzluğun belirtisi olarak görüldüğünden, strateji
belirli bir organ oluşturma yerine ülkelerin bütün kurumsal
sistemlerinin geliştirilmesine yönelmiştir.
Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün desteğiyle geliştirilen
“Ulusal Dürüstlük Sistemi” Modeli ise dürüstlük sütunları
bağlamında yürütme, parlamento,yargı,kamu personeli,denetim
kurumları,sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar gibi ögeleri
kapsamakta olup çok cepheli “bütüncül yaklaşımı” temsil etmektedir.
Öte yandan Dünya Bankası'nın çok cepheli mücadele stratejisi
şu ana ögeleri içermektedir:
• İdari reform ve personel reformu,
• Ekonomi ve politika yönetimi,
• Mali kontrollar,
• Yasal ve yargısal reformlar,
• Kamusal denetim(Parlamento,sivil toplum ve medya,bağımsız
kuruluşlar denetimi)
Bu model Dünya Bankası kaynaklarında “kurumsal reform” veya
“kurumsal inşa” veya “kapasite inşası” şeklinde adlandırılmaktadır.
Sonuç Yerine: Çıkarılacak Dersler
•
Ele almış olduğumuz ülke örnekleri ve yapılan değerlendirmeler
kontrol, denetim, teftiş ve soruşturma gibi kavramların farklı
ama birbirleriyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Faklılıkları
abartmak ne kadar yanlışsa, bu kavramların birbirlerini tamamlayıcı
yönlerinin yok sayılması da o kadar yanlıştır.
•
Örnek alınan her yeni modelin veya sistemin, deyim yerindeyse,
mükemmel olmadığının ve kendi mantalitesi içinde bünyesel/yapısal
zaaflarının bulunduğunun da unutulmaması gerekir. Başka bir
ifadeyle, en iyi sistem veya model bile sorgulanmaya, değişmeye
ve gelişmeye açıktır veya açık olmalıdır. Kaldı ki, en yetkin
modellerin veya araçların da uygulamaya geçirilmesi zaman
almaktadır ve bu da sıkıntılı bir süreçtir.
•
Gerekli yasal düzenlemeler yapılırken ve model oluşturulurken
bir taraftan geleneklerimiz ve birikimlerimiz hafife alınmamalı,
bir taraftan da çağdaş kavramlarla, yaklaşımlarla ve metodolojilerle
buluşmaya çalışılmalıdır.
•
İkincil mevzuat olarak ifade edilen standartların, elkitaplarının
ve rehberlerin kontrol, denetim, teftiş ve soruşturma açısından
birincil önemde olduğu göz ardı edilmemelidir. Belki de esas
problem bu dokümanlara derinlemesine bakmadan ve bunları özümsemeden
yasa hükümleri formüle edilmesinden kaynaklanmaktadır.
•
Hangi sistem yerleştirilirse yerleştirilsin, hangi model benimsenirse
benimsensin meslektaşlar ve organlar/birimler arasında diyalog,
dayanışma ve işbirliği anlayışının yerleşmesi formel düzenlemelerin
etkilerinden hiç de az değildir. Aslında ihtiyacımız bir kültür
ve anlayış değişikliğidir.
•
Yerel idarelerin dış denetimin merkezi dış denetimin uzantısı
gibi mi yoksa yerel düzeyde mi ele alınacağı konusu da başta
hesapverme sorumluluğu noktasından olmak üzere pek çok yönden
uzun uzadıya tartışılmalıdır.
Kaynakça
•
ABD Sayıştayı, Federal Hükümette İç Kontrol Standartları (Çev.
Baran Özeren, Ankara, Elekronik adres: http://www.sayistay.gov.tr
• Yörüker, Sacit, Yeni Konseptler ve Gelişmeler Temelinde
Kontrol ve Denetim Sistemimize İlişkin bir değerlendirme,
2. Kamu Mali Yönetim Reformu Arenası, 2003, Elekronik adres:
http://www.sayistay.gov.tr
• Holding to Account to Account (The Review of Audit and Accountability
for Control Government) Report by Lord Sharman of Redlynch,
2001, Elekronik adres: http://www.hm-treasury.gov.uk/media-store/otherfiles/38.pdf
• IFAC Kamu Sektörü Komitesi, “Kamu Sektöründe Hesapverme
Sorumluluğu Düzenlemelerine Genel Bakış: Kamu Sektöründe Kurumsal
Yönetişim Yönetim Kurulu Perspektifi” başlıklı ikinci bölümü,
(Çev. Baran Özeren), 2001
• Public Audit Forum, The Different Roles of External Audit,
Inspection and Regulation: A Guide for Public Service Managers,
2002, Elekronik adres: http://www. public-audit-forum.gov.uk
• Public Audit Forum, The Principles of Public Audit: A Statement
by the Public Audit Forum, Elekronik adres: http:// www.public-audit-forum.gov.uk
• Yörüker, Sacit, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu Tasarısı
Hakkında Notlar, 2003, Elekronik adres: http://www.saydamlık.org
• İngiltere Kamu Sektöründe İç Denetim Standartları (Çev.
Baran Özeren, Mustafa Ekinci), 2004, Elekronik adres: http://www.sayistay.gov.tr
• White, Fidelma; Kathryn Hollingsworth, Audit, Accountability
and Government, 1999, Clarenden Pres Oxford.
• Marquette, Heather, Donors Seek the Right Approach to Corruption,
Local Governance Brief, (Policy Journal of Local Government
and Public Service Reform Initiative, Spring 2004.
• GAO, United States General Accounting Office, Government
Auditing Standards, 2003 Revision, June 2003, Elekronik adres:
http://www.gao.gov.us
• Framework for Internal Control Systems in Banking Organisations,
Basle Committee on Banking Supervision, Basle, September 1998.
• The Prime Minister’s Office of Public Services Reform, Inspecting
for Improvement: Developing a Customer Focused Approach,
• The Prime Minister’s Office of Public Services Reform, The
Government’s Policy on Inspection of Public Services
• Audit Commision, http://www.audit-commission.gov.uk/
• Federal Inspector General, http://www.ignet.gov/
• Chambres regionales des Comptes, http://www.ccomptes.fr/anglais-2.htm
• Sayıştay (Tanıtım Broşürü), Kasım 1999
|