MAKALELER-14

Yolsuzlukla mücadele için (Radikal 19 Ekim 2004)

     Günter Verheugen'in açıkladığı İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin yolsuzlukla yaptığı mücadele ve yolsuzluk olgusu ana hatlarıyla irdeleniyor. FOTOĞRAF: MEHMET ÖZDEMİR/AA
AB Komisyonu, Türkiye'de 'Yolsuzlukla Mücadele Birimi' kurulmasını ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu çıkarılmasını tavsiye ediyor. Komisyon, kurulacak birimin bağımsız olmasını da istiyor.


R. BÜLENT TARHAN
Avrupa Birliği Komisyonu'nun kamuoyunda 'İlerleme Raporu' olarak ifade edilen 2004 Türkiye Düzenli Raporu'nun 28 ve 29'ncu sayfalarında 'Anti-Corruption Measures' (Yolsuzluğa Karşı Ölçümler), 141'inci sayfasında da 'Fight against fraud and corruption' (Sahteciliğe ve yolsuzluğa karşı mücadele) başlıkları altındaki bölümlerde Türkiye'nin geçmişindeki yolsuzluğa karşı mücadele deneyimi özetlenmekte, 'yolsuzluk' olgusu ana hatlarıyla irdelenmektedir.
Söz konusu raporda konuyla ilgili olarak dikkati çeken başlıca husus, Türkiye'de bir 'Yolsuzlukla Mücadele Birimi' kurulmasına ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'nun çıkarılmasına dair tavsiyedir. Aslında bu tavsiyenin dayanakları birkaç yıl öncesine kadar gitmektedir. Şöyle ki: 57. hükümet tarafından yürürlüğe konulan 'Türkiye'de Saydamlığın Artırılması ve Kamuda Etkin Yönetimin Geliştirilmesi' isimli eylem planının desteklenmesi ve geliştirilmesi amacıyla bir proje hazırlanmış ve anılan projeye Avrupa Birliği fonlarından 5.9 milyon Euro tutarlı bir bütçe ayrılması AB Komisyonu'nca kabul edilmiştir.
Projenin özel hedefleri aşağıda belirtildiği şekilde sıralanmaktadır:
Özel Hedef 1: Eylem planı ve diğer yolsuzlukla mücadele tedbirlerinin yönetimi, koordinasyonu ve denetimi ile ilgili mekanizmaların güçlendirilmesi. Bu mevcut Yönetim Komitesi'nin güçlendirilmesi ve Yolsuzlukla Mücadele Ünitesi'nin kurulması ile Eylem Planı'nın geliştirilmesi, sürekli olarak gözden geçirilmesi ve yenilenmesini içerir.
Özel Hedef 2: Yolsuzlukların önlenmesine yönelik önlemlerin artırılması ve kamu kurumlarında yolsuzluk riskinin azaltılması. Çalışma alanı, davranış kodu, denetim ve teftiş, kamu kurumları, seçim kampanyasının finansmanı ve lisans reformlarını içermektedir.
Özel Hedef 3: Yolsuzluğun soruşturulması yargılanması ve suçluların cezalandırılması için yargı sisteminin güçlendirilmesi.
Bu durum yasaların AB ve uluslararası standartlara uyumu, departmanlar arası yolsuzlukla mücadele eğitimleri, kurumlar arası işbirliğinin artırılması ve soruşturma ve yargılama kapasitesinin güçlendirilmesini içerir
Özel Hedef 4: Yolsuzlukla mücadelede sivil toplum, iş camiası ve diğer aktörlerin katılımının sağlanması. Bu durum sivil toplum ve özel sektörün denetleme kapasitelerinin güçlendirilmesini, bir sivil toplum ağının oluşturulmasını ve sivil toplum eylem projelerinin uygulanmasını içerir.
Ana program ortağını (yararlanan) Başbakanlık bünyesinde oluşturulacak Yolsuzlukla Mücadele Birimi olarak belirleyen projedeki en önemli saptama, 'Yolsuzlukla Mücadele Birimi'nin oluşturulmasını programın uygulanması için ön şart görmesidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve
Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporu'nun, 'Bir Olgu Olarak Yolsuzluk: Nedenler, Etkiler ve Çözüm Önerileri' başlıklı ilk kısmının 'Sonuç' bölümünde de şöyle denilmektedir: 7.2.2.15. Yolsuzluğun yoğun veya kronik olduğu alanlarda (kredi, ihale, gümrük, trafik vb.) pilot çalışmaların yapılması ve bu çalışmalar sırasında risklerin belirlenmesi amacıyla proje grupları oluşturulmalıdır. Bu bağlamda Avrupa Birliği-Türkiye Mali İşbirliği Programı çerçevesinde hazırlanan 'Türkiye'de Yolsuzluğa Karşı Program' başlıklı rapor ve eki projenin uygulamaya konulması için Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nce yürütülen çalışmalar hızlandırılmalıdır. (Proje ve rapor eklidir.)
Meksika'nın Merida kentinde 09-11 Aralık tarihleri arasında imzaya açılan ve Türkiye tarafından da imzalanan Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında: "Taraf devlet, iç hukuk sisteminin temel ilkelerine uygun olarak, aşağıdaki yollarla yolsuzluğun önlenmesi için uygun birimlerin varlığını sağlayacaktır:
a) Bu sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen politikaları uygulamak ve uygun görülen hallerde bu politikaların uygulanmasını koordine ve kontrol etmek;
b) Yolsuzluğun önlenmesi hakkında bilgiyi arttırmak ve yaymak." Denildikten sonra, ikinci fıkrasında:
"Her taraf devlet, iç hukuk sisteminin temel ilkelerine uygun olarak, bu maddenin 1. fıkrasında belirtilen birim ya da birimlere, görevlerini etkin bir biçimde ve gereksiz etkilerden uzak olarak yerine getirebilmeleri
için gerekli özerkliği tanıyacaktır" hükmü yer almaktadır. Gerek Avrupa Birliği Komisyonu'nun 2004 yılı Türkiye Düzenli Raporu'nda, gerekse Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi'nin altıncı maddesinde üzerinde durulması gereken en önemli hususlar; Komisyon Raporu'nda bu birimin "bağımsız" (independent), sözleşmede ise
'özerk' olmasına vurgu yapılmasıdır. Dolayısıyla, kurulacak birimin herhangi bir bakanlığın bünyesinde yer almaksızın bağımsız bir yapı olarak oluşturulması gerekmektedir. Ülkemizin de üyesi olduğu GRECO da (Yolsuzluğa Karşı Avrupa Milletler Grubu) denetlediği üye ülkelere, bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Birimi kurulmasını önermektedir.
Mevzuat yenilenmeli
Yolsuzlukla mücadele konusunda Adalet Bakanlığı'nca bir yasa tasarısı hazırlanmışsa da tasarının daha çok yolsuzluk suçlarının sıralanmasıyla ve yolsuzluk fiillerinden elde edilecek gelirlerin zapt ve müsaderesi, yargılama usulleri ve muhbir ve tanık koruma programlarıyla sınırlandırıldığı görülmektedir. Oysa, bu konuda, uluslararası sözleşmelerle birlikte, Avrupa Konseyi'nin Yolsuzlukla Mücadelede Rehber İlkeler (Guiding Principles for Fight Against Corruption/Council of Europe ) Avrupa Birliği'nin Aday Ülkelerde Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesine İlişkin On İlke (Ten Principles for Improving the Fight Against Corruption in the Candidate Countries/European Union) Avrupa Konseyi'nin Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları (Codes of Conduct for Public Officials/Council of Europe) isimli belgelerin de dikkate alınması suretiyle 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun mal bildirimi sürelerine ve denetimine ilişkin hükümlerinin uygulanabilir ve izlenebilir şekilde yeniden düzenlenmiş maddelerini, 4208, 2531 ve 1156 sayılı kanunların revize edilmiş biçimlerini, Sermaye Piyasası Kanunu gibi özel kanunların yolsuzluk sayılan fiillere dair ceza hükümlerini ve konuyla ilgili tüm çağdaş hükümleri bir arada toplayacak ve böylece bu konudaki mevzuat dağınıklığını giderecek bir Yolsuzlukla Mücadele Kanunu tasarısı hazırlanmalıdır.
Teftiş kurullarının kaldırılmasının yolsuzlukla mücadele çabalarına büyük zarar vereceği de bilinmelidir.
R. Bülent Tarhan: Hukukçu, Başbakanlık Müfettişleri Derneği Başkanı