MAKALELER-2
“YOLSUZLUĞA KARŞI ÇIKAN ÖRNEK BİR SAVAŞIMCI: PETER
EİGEN”
Brian Eads./Çeviri Dr. Hüseyin Pekin.
Kaynak: Das Beste, Ocak 2004, Sayı 53
“Alman Avukat Peter Eigen, Kenya’da kayalık bir arazi üzerinde
ayakta dikili durmuş, 150 metre aşağısından incecik şerit
halinde akıp giden dereyi seyrediyordu. Hükümet, burada bir
baraj yapımını düşünüyordu. Buna karşın Eigen, projenin gerçekten
gerekli olup olmadığı konusunda kuşkuluydu. Ve Dünya Bankasının
Doğu Afrika bürosu da projeyi desteklemekten kaçınıyordu.
Direktör Eigen, at sırtında, çalılık, yarı yarıya çölleşmiş,
sönmüş volkanların ve dik yamaçlı vadilerin oluşturduğu araziyi
gezmişti. Konuştuğu çevre halkı, ona inşaatın yaratacağı işlere
gereksinmeleri olduğunu söyledi. Buna karşın pek çok kimse
de barajın gelecekte işe yarayıp yaramayacağı konusunda kuşkularını
dile getiriyordu. Ayrıca Eigen, baraj yapımından sonra ormanların
yok olacağını ve sığır çobanlarının yegane geçim kaynaklarının
kuruyacağını düşünüyordu. Bilgisine başvurduğu uzman, söz
konusu barajın, maliyetinin milyonlarca Euro’yu bulacağını
söylemişti. Sadece Kenyalı Bakanlar ve Fransız diplomatlar
aynı görüşte değildiler.
Her türlü çekinceye karşın Baraj inşa olundu. Finansman Fransa’dan
alınan yüksek faizli kredi ile sağlandı. Öngörüldüğü gibi,
ormanlar yok oldu, yöre halkı kentlere göç ettiler. Eigen,
tüm bu olup bitenleri içine sindiremiyor ve burnu yolsuzluk
kokusu alıyordu. Daha başka yolsuzluk olaylarından da haberdardı.
Örneğin, Kenya’nın liman kenti Mombasa’daki bürokratlar, 30
ila 40 milyon Euro tutarındaki su şebekesinin ıslahı projesini
ret etmiş, buna karşın 250 milyon Euro’luk bir başka çözüm
önerisini onaylamışlardı. Bir başka örnek de, çok yüksek maliyetler
göze alındığı halde (pek az kimsenin kullandığı dört şeritli
otoyolların yapımı için) bu meblağın mütevazı bir bölümünün,
var olan yolların ıslahına ayrılmasıydı. Eigen’in eşi Jutta’nın
hekim olarak çalıştığı Nairobi’nin yoksul semtlerindeki Klinik’te
yüz binlerce Euro’nun hortumlanarak İsviçre bankalarından
birindeki hesaba aktarılması olayı ağızdan ağıza dolaşıyordu.
Dünya Bankası’nın görevlisi olarak Eigen, daha önceleri de
yolsuzluk olaylarıyla karşılaşmıştı. Kenya’da dolandırıcılık
ve sahtecilik adeta günlük yaşamın ve düzenin bir parçası
olmuştu. Bir keresinde “bu ülkede yolsuzluklar, devlet işlerinin
saydamlıktan uzak, karanlık dünyasında açan çiçekler gibidir”
demişti. Dünya Bankası’ndaki şefleri de onun önerisine soğuk
baktılar. Çünkü, yolsuzluk “tabu” idi. Ağızların sıkı tutulması
gerekiyordu.
Düş kırıklığına uğrayarak 1991 yılında Dünya Bankası’ndan
ayrıldı ve Kenya’yı terk etti. Kendisini uğurlayan sevenlerinin
sayısı bir elin parmaklarından daha azdı. Onlara “aldatılmış
bir sevgiliye benzedim” demişti. 53 yaşındaydı ve emekliliği
hak kazanmıştı. Fakat o, savaşmadan savaş alanını terk etmeye
niyetli değildi. Her şeye yeniden başlamaya hazırdı.
Böylece “Transparency International (TI)”i kurdu. Parti politikalarından
uzak, 80 ülkede uğraş vermeye başlamıştı. Önce “tabu” sayılan
konuklara artık her yerde el atıyordu. Onun etkinliğiyle,
yolsuzluklara karşı savaş yasaları yapılmaya başladı ve hükümetler,
sorumluluk bilincini benimsiyor, saydamlık ve kamusal denetim
kurumsallaşıyordu. Tüm bunlar nedeniyle Reader’s Digest, Pezer
Eigen’i “2004 yılının adamı” olarak açıkladı.
Peter Eigen, 1938 yylynda Augsbur’da doğdu. Erlangen - Nürnberg,
Frankfurt Üniversiteleriyle Fulbrigt bursu kazanarak gittiği
ABD’de Kansas üniversitesinde hukuk eğitimi gördü. 1966’da
Münich’de avukatlık brövesi aldı ve 1968 – 72 yılları arasında
Dünya Bankası’nda avukat olarak çalışmaya başladı. 1973 –
1974 arası Botswana Hükümetinde hukuk danışmanlığı görevinde
bulundu. 1975 – 1971 yılları arasında Batı, Doğu Afrika, Latin
Amerika’da Dünya Bankası’nın direktörü idi. 4 ay için gittiği
Latin Amerika’da şeker kamışı tarlalarında marabalarla (ürün
ortakçısı) birlikte şeker kamışı biçti. Arjantin’den Avrupa’ya
hareket ederken, “Latin Amerika benim için önemli kıta” demişti.
Avrupa’ya döndükten sonra devlet ve iş yaşamında kazandığı
bilgi ve deneyimin desteğinde 1993 yılında Transparency International
(TI)’yi kurdu. “Girişimciler temelde rüşvet vermekten hoşlanmadıkları
halde, salt rekabet gereği bu yola başvuruyorlar” diyordu
Eigen. Bu kanıdan harekete geçerek TI büroları için 50 kadar
yolsuzlukla savaşım formülü oluşturdu. El yazısıyla 364 sayfalık
TI Soru Kağıdı kitabını hazırladı. Bu kitapta “Sorumlu bir
hükümet yönetiminin baş görevinin işleyen kamu denetimi ağı
kurmak ve güveni sağlamak” olduğunu açıklıyordu.
Peter Eigen’in bu gönüllülük ve dürüstlük yasasına dayalı
özverili uğraşlarını hoş karşılamayanlar vardı. Örneğin, Dünya
Bankası’ndaki eski patronları, “Bankamızın hukuk bölümü bizim
uğraşlarımızı sürekli baltalıyor” demekteydiler.
OECD Örgütünün 30 üye ülkesinden bir bölümünde, dışarıya ihracat
yapılması durumunda, alıcılara rüşvet verilmesi yasa dışı
sayılmamaktaydı. 2003’den itibaren hepsinde rüşvet yasaklanmış
oldu. Eskiler, “güneş ışığı en iyi mikrop öldürücüdür” derken
haklıydılar. Bu konuda en güzel örnek Bengladeş idi. Bu ülkede
öğretmen, okula kaydını yaptıran öğrenciden kayıt parası adı
altında rüşvet almaktaydı. Bürokratlar, yargıçlar, polisler
rüşvet yemekteydiler. Havagazı saatlerini yazmaya gelen küçük
görevliler bile yüksek fatura yazmama karşılığı rüşvet almaktaydı.
Doktorlar hastalarını rüşvet karşılığı tedavi ediyorlardı.
Dışarıya mal ihraç etmek isteyen bir iş adamı, gerekli işlemlerin
tamamlanması için tam 50 kişiye rüşvet vermek zorundaydı.
TI, bu olaylardan haber aldıkça basına duyuruyordu. TI Şube
Başkanı Mansur Hasan, ölüm tehditleri almaktaydı. Tüm bunlara
karşın Bangladeşli genç politikacılar TI’in çalışmalarını
destekliyordu. Hükümet, yenilerde bağımsız bir “Yolsuzlukla
Savaşım Komisyonu” oluşturdu. Gerçi Bangladeş, 2003’te dahi
yolsuzluk yönünden 133 ülke arasında başlarda yer alıyor olmasına
karşın, atılan sağlam temeller sayesinde gelecek hiçte karanlık
görünmüyor.
Bugün 65 yaşına varan Eigen, TI Başkanlığından ayrılmayı düşünüyor.
Gene de yorulmuş, bıkmış değil. 2003 Nisanında Kenya’ya döndüğünde,
yolsuzluklara karşı etkin savaşımından ötürü başkan seçilen
Mwai Kibaki’yi kutluyor, düzenlenen görkemli törenlerde yer
alıyor.
Şölende Dünya Bankası Direktörü James Wolfensohn da bulunmaktaydı.
İzlenimlerini anı defterinde şöyle yazmıştı: “Uluslar arası
arenada ön yargılara ve korkulara karşı çıkacak ve bu uğurda
bazı şeylerin değiştirilebileceğini gösterecek insanlara gerek
vardır.” Eigen işte bunlardan biriydi.
|