|
Başbakanlık
Teftiş Kuruluna Olan İhtiyaç
a)Başbakanlığın Teşkilat Yapısı ve Anayasal Görevleri Açısından
Etkin bir denetim sisteminin oluşturulması, işbirliğinin sağlanması
ve standartların tespiti yönünde Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca
yerine getirilen bu çabalar, 1982 Anayasası’nın Başbakan’ın
görev ve sorumluluğunu düzenleyen 112 nci maddesi hükmüne
uygun ve bu hükmün gereği bir görevdir.
1982 Anayasası’nın 112 nci maddesi, “Başbakan’ın Bakanlar
Kurulu’nun başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini
sağlama ve Başbakan’ın, Bakanların görevlerinin Anayasa ve
Kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetme ve düzeltici
önlemleri alma” hükmü ve keza, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı
Hakkında Kanun’un Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın görev ve yetkilerini
düzenleyen 20 nci maddesi hükmünün bir nev-i gerekçesi niteliğindeki
meclis zabıtlarında; “Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında teftiş
ve denetimin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için Anayasa
gereği koordinatörlük görevini yürüten Başbakanlığın teftişle
ilgili genel prensipleri tespit etmesi uygun görülmüştür.”
İfadeleri ve “Tatbikatta Başbakanlığa yapılan ihbarların çeşitli
Bakanlıkların Müfettişlerinden oluşan bir komisyon tarafından
incelenmesi yoluna gidilmektedir. Bu uygulamada zaman zaman
bazı güçlüklerle karşılaşılmıştır. Bu sebeple, zaman kaybının
önlenmesi, takibin çabuklaştırılması, kamu hizmetlerinin etkin
şekilde yerine getirilebilmesi için Başbakanlık bünyesinde
Teftiş Kurulu kurulması öngörülmüştür. Kamu Kurumlarının mevcut
müfettişlerinin denetleyebileceği yerleri Başbakanlık Müfettişlerinin
denetlenmesinin son derece doğal karşılanması gerekir” tespitleri
ve hatta, Başbakanlık bünyesinde bir Teftiş Kurulu oluşturulmasına
dair 1946 yılına kadar geriye giden Meclis tutanaklarında
ki; “Devlet işlerinin en iyi şekilde görülmesi, birinci derecede
ciddi bir teftişe ve teftiş neticelerinin sürat ve hassasiyetle
takip ve tatbikine bağlıdır. Bakanların kendi dairelerine
ait teftiş işleriyle yakından ilgilenmeleri bunun ilk ve en
önemli şartı olmakla beraber devlet teftiş cihazının her kolda
iyi işleyip işlemediğinin Başbakanlığa bağlı yüksek bir büro
tarafından ayrıca bir teftişe ve bu işin arasız bir takibe
tabi tutulması bir çok hallerde büyük faydalar verecektir”
düşünce ve kanaatleri Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun yasal
ve tarihsel temellerini oluşturmaktadır.
Buna göre Sn. Başbakan, Bakanlar Kurulu’nun Başkanı sıfatıyla
Bakanların kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin
eylem ve işlemlerinden sorumludur. Bu sorumluluk Sn. Başbakanlara
işlemlerin koordinasyonu ve denetimi yetkisini, doğal olarak
ve Anayasa hükümlerinde açıkca belirtilen bir şekilde vermektedir.
Yapılmak istenen iş, Anayasa’da öngörülen gözetmek ve düzeltici
tedbirleri almak hükmünün bir gereğidir. Her Bakan Başbakana
karşı sorumlu olduğuna göre, görevleri kanunlara uygun olarak
yerine getirmek mecburiyetindedir. Bunu gözetmek ve düzeltici
tedbirler almak da Sn. Başbakanın görevidir.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nca düzenlenen 13.07.1994
gün 1994/6 sayılı Yolsuzluklarla Mücadeleye Yardımcı Olmak
Amacıyla Alınması Gereken Tedbirler Raporunun 100 ve müteakip
sayfalarında; “denetime tabi tutulmuş bir işlem veya faaliyetin
güvenirlik derecesine göre yeniden denetlenmesine karar verilmesi
tamamen uygulamayla ilgilidir.” Denilmekte ve devamla, “Başbakanlık
Teftiş Kurulu’nun denetim mesleğinin bağımsızlığı, tarafsızlığı
ve teminatı konularında Bakanlık ve müstakil genel müdürlüklerin
teftiş kurulları arasındaki koordinasyonu ve standartlaşmayı
sağlama arzusu karşısında söz konusu teftiş kurullarının isteksizliğinin
denetim organ ve birimleri arasındaki iletişimi engelleyen
en önemli husus olduğu” tespiti yapılmaktadır.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında teftiş ve denetimin etkin
bir şekilde yürütülebilmesi için, Anayasa gereği koordinatörlük
görevini yürüten ve bu nedenle bütün idari birimlerine koordinasyon
görevi ve yetkisi verilen Başbakanlığın teftişle ilgili genel
prensipleri tespit etmesi de Başbakanlığın yapısından kaynaklanan
bir zorunluluktur.
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun ihdas edilmesinden önceki dönem
uygulamalarında, Başbakanlığa yapılan ihbarların çeşitli Bakanlıkların
Müfettişlerinden oluşan bir komisyon tarafından incelenmesi
yoluna gidilmekteydi. Bu uygulamada görev ve yetki karmaşasından
kaynaklanan (örneğin birkaç Bakanlığı ilgilendiren teftiş
ve soruşturma konularında olduğu gibi) birçok sorunla karşılaşılmıştır.
Bu sebeple zaman kaybının önlenmesi, takibin çabuklaştırılması,
kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi
için Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun mevcudiyeti önemli bir
idari denetim boşluğunu doldurmakta, Başbakanlığın en önemli
fonksiyonlarından biri olan gözetim denetim fonksiyonunu yerine
getirmektedir.
b) Denetim Sisteminin Etkinliği Bakımından
Etkin bir denetim sisteminin oluşturulması, işbirliğinin sağlanması
ve standartların tespiti yönünde Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca
yerine getirilen bu çabalar, 1982 Anayasası’nın Başbakan’ın
görev sorumluluğunu düzenleyen 112 nci maddesi hükmüne uygun
ve bu hükmün gereği bir görevdir.
3056 sayılı Kanunun 20 nci ve Başbakanlık Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin
41 ve 54’ncü maddelerinde, Başbakanlık Müfettişlerinin teftiş
ve denetimin etkin şekilde yürütülmesini engelleyen hususları
ve mükerrerlikleri tespit ederek iş ve hizmet verimini artıran,
kamu harcamalarının yerinde olup olmadığını denetleyen ve
sadece tenkide dayalı statik teftiş sistemini reddeden bir
çalışma anlayışı içerisinde teftiş ve denetim hizmetlerini
yerine getirecekleri belirtilmiş ve Türk teftiş ve denetim
sistemi de bu gelişmeye ayak uydurmuştur.
Bu amaçların tüm teftiş kurullarında yaygınlaştırılması, çalışma
usul ve esaslarının standartlaştırılması, müfettişlik mesleğinin
kariyer yapısının hukuki bir temele kavuşturulması, “denetim
hizmetlerinin diğer idari hizmetlerden ayrı olarak düzenlendiği”
ifadesinin Danıştay içtihatlarında yer alması, teftiş kurullarının
özel kanunlarla getirilen istisnalar dışında kariyer yapısının
özenle korunması, müfettişlerin inceleme, soruşturma ve teftiş
yetkilerini kurumun en üst amiri adına doğrudan kullanmalarının
sağlanması; performans, mesleki nitelik, yetki alanı ve bağlılık
standartlarına dayanan çağdaş teftiş ve denetim sisteminin
ülkemizde bir bütün halinde oluşturulması ve uygulanması yönünde
Başbakanlık Teftiş Kurulu aktif bir rol üstlenmektedir.
Çağdaş kamu yönetiminde amaçlarına göre hukuka uygunluk ve
performans (verimlilik, etkinlik ve etkililik) denetimi altında
temelde ikiye ayrılan denetim türlerinden bütün dünyada ikincisi
lehine bir gelişme gözlendiği bilinen bir gerçektir. 3056
sayılı Kanunun 20 nci ve Başbakanlık Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin
41 ve 54 ncü maddelerinde de, Başbakanlık Müfettişlerinin
teftiş ve denetimin etkin şekilde yürütülmesini engelleyen
hususları ve mükerrerlikleri tespit ederek iş ve hizmet verimini
artıran, kamu harcamalarının yerinde olup olmadığını denetleyen
ve sadece tenkit eden statik teftiş sistemini reddeden bir
çalışma anlayışı içerisinde teftiş ve denetim hizmetlerini
yerine getirecekleri belirtilerek, Türk teftiş ve denetim
sistemi bu gelişmeye ayak uydurmuştur.
Bu amaçların, tüm teftiş kurullarında yaygınlaştırılması,
çalışma usul ve esaslarının standartlaştırılması, müfettişlik
mesleğinin kariyer yapısının hukuki temele kavuşturulması,
teftiş kurulları arasında koordinasyonun sağlanması gibi,
çağdaş teftiş ve denetim tekniklerinin ülkemizde bir bütün
halinde uygulanması yönünde Başbakanlık Teftiş Kurulu aktif
bir rol üstlenmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında teftiş ve denetimin etkin
bir şekilde yürütülebilmesine ve genel prensiplerin tespit
edilmesine yönelik yukarıda zikredilen amaçlar koordinatörlük
görevi çerçevesinde Başbakanlık Teftiş Kurulunca yerine getirilmektedir.
Bugüne kadar bütün kamu kurum ve kuruluşlarının teftiş kurulları
tüzük/yönetmelik tasarı ve değişiklikleri Başbakanlık Teftiş
Kurulunun incelenmesinden geçirilmiş denetim hizmetlerinin
kariyer yapısının güçlendirilmesine ve denetim bağımsızlığının
yerleştirilmesine öncülük edilmiş, etkinlik ve verimliliğe
dayanan çağdaş teftiş sisteminin temelleri oluşturulmuştur.
1993/25 sayılı 18.8.1993 günlü Başbakanlık genelgesi ile kamu
kurum ve kuruluşlarına intikal edecek yolsuzlukların takibi
ve sonuçlandırılması, koordinasyonu, yürütülen işlemlerin
seyri ve bilgi alışverişlerinin teminini sağlamak üzere Başbakanlık
Teftiş kurulu ayrıca görevlendirilmiş ve 1993/12 sayılı Başbakanlık
Genelgesi ile de bütün kamu kurum ve kuruluşları Teftiş Kurulları
tüzük yönetmelik tasarı ve değişikliklerinde koordinasyon
görevi üstlenilmiştir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında teftiş ve denetimin etkin
şekilde yürütülebilmesine ve genel prensiplerin tespit edilmesine
yönelik yukarıda sayılan amaçlar, koordinatörlük görevi çerçevesinde
Başbakan adına Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca ifa edilmiş ve
edilmektedir.
c) Dünyadaki Çağdaş Denetim Uygulamaları Açısından
Başbakanlık Teftiş Kurulu özellikle son yıllarda vatandaşların
güvenine mazhar olan bir takip ve sonuçlandırma anlayışı içerisinde
vatandaşlardan gelen ve basında yer alan binlerce şikayet
konusuyla uğraşmış, sonuçlandırarak müştekilere bilgi vermiş,
idare ile vatandaş arasında bir çeşit Ombudsman benzeri bir
görevi de yüklenmiştir.
Bugüne kadar, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının Teftiş Kurulları
tüzük/yönetmelik tasarı ve değişiklikleri Başbakanlık Teftiş
Kurulu Başkanlığı’nın incelenmesinden geçirilmiş, A.B.D.’de
Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları, Avrupa Topluluğu’nun
8 no.lu Yönergesi ve INTOSAI Standartları da dikkate alınarak
denetim hizmetlerinin kariyer yapısının güçlendirilmesine
ve denetçi bağımsızlığının sağlanmasına öncülük edilmiş, etkinlik
ve verimliliğe dayanan çağdaş teftiş sisteminin temelleri
oluşturulmuş, zaman zaman Bakanlık, Müsteşarlık veya Genel
Müdürlük Teftiş Kurullarının yetkisini aşan ve zaman zaman
da kendi Bakanlığı içerisinde sürüncemede bırakılan ve sonuçlandırılamayan
işler Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın koordinatörlük
görevi çerçevesinde aktif müdahalelerle ele alınıp sonuçlandırılmış,
vatandaşlardan gelen pek çok şikayet dilekçeleri Ombudsman
benzeri bir görevle ilgili yerlere intikal ettirilerek takip
edilmiş ve ayrıca, teftiş, denetim ve maksatla kurulmuş birimlerin
görev ve yetkileriyle ilgili olarak uygulamada ortaya çıkan
sorunlar Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından çözümlenmiş,
bu meyanda teftiş hizmetlerinin ayrı bir kariyer olarak düzenlenmesi
ve müfettişlerin Danıştay Kararları ile tüzük ve yönetmelikler
çerçevesinde sahip oldukları mesleki güvenceler nedeniyle
özelleştirme neticesinde başka kurum ve kuruluşlarına atamaları
yapılırken müfettişlik sıfat ve yetkileriyle atanmaları hususunda
düzenlemeler yapılmış ve böylece Başbakanlık Teftiş Kurulu
dünyadaki çağdaş denetim sınıflandırmasına da uygun olarak
bir nevi “Supreme audit” işlevini de üstlenmiştir.
Amerika Birleşik Devletlerinde İç Denetçiler Enstitüsünün,
İngiltere’de Denetim Uygulama Komitesinin görevlerine benzer
ülkemizde de denetim olgusu üzerinde bir standartlaşmayı amaçlayan,
fiilen ve hukuken bu yolda gerekli çalışmaları yapan kurum
Başbakanlık Teftiş Kurulu’dur.
|