Tarihçe

Başbakanlık bünyesinde bir Teftiş Kurulu oluşturulmasına dair çalışmalar, 1946 yılına kadar geriye gitmektedir.

17 Eylül 1946 tarihli, 6410 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık Kuruluşu Hakkındaki 4443 sayılı Kanuna Ek 4952 sayılı Kanun uyarınca 4443 sayılı Kanuna ekli cetvellere (1) adet Genel Teftiş Başmüşaviri, (1) adet Genel Teftiş Müşaviri kadroları eklenmiştir.

Başbakanlık Muamelat Umum Müdürlüğü Tetkik Müdürlüğü’nün 24.VIII.1946 tarihli, 71-617, 6/2088 sayılı yazısı ekinde Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan Kanun Tasarısının gerekçesinde:
“Devlet işlerinin en iyi şekilde görülmesi, birinci derecede ciddi bir teftişe ve teftiş neticelerinin sürat ve hassasiyetle takip ve tatbikine bağlıdır.
Bakanların kendi dairelerine ait teftiş işleriyle yakından ilgilenmeleri bunun ilk ve en önemli şartı olmakla beraber Devlet Teftiş cihazının her kolda iyi işleyip işlemediğinin Başbakanlığa bağlı yüksek büro tarafından ayrıca bir teftişe ve bu işin aralıksız bir takibe tabi tutulması ve birçok hallerde büyük faydalar verecektir” Denilmiştir. TBMM. Bütçe Komisyonunun 6.9.1946 tarihli 1/9 Esas, 5 Karar sayılı kararına göre de Bakanlıkların kendi teşkilatlarına ait yetkileri mahfuz kalmak, ayrıca teftiş mahiyetinde bir işlemi tazammun etmemek ve ancak Devlet teftiş cihazının her kolda iyi işleyebilmesini temin edecek tedbirleri incelemek, gerek bu yoldaki tedbirler ve gerek Devlet teftiş cihazının işleyiş tarzı hakkında Başbakanı devamlı bir şekilde bilgilendirmek” şartı ile tasarı kabul edilmiştir.

Kanunun TBMM. Genel Kurulu’nda da kabulünü takiben merhum Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’nün ve Başbakan Recep PEKER’in imzalarını havi 24.10.1946 tarih, 20686 sayılı müşterek kararname uyarınca Genel Teftiş Başmüşavirliği’ne İstanbul (eski) Milletvekili İsmail Hakkı Ülkmen: Genel Teftiş Müşavirliği’ne ise, 19.12.1946 gün, 20778 sayılı müşterek kararname uyarınca Maliye Bakanlığı ikinci sınıf Müfettişlerinden Mehmet İZMEN atanmışlardır.
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi kayıtlarından anlaşıldığına göre, çeşitli bakanlıklardan Genel Teftiş Müşavirliği’ne daha çok Teftiş programları ve teftiş ve soruşturma cetvelleriyle ilgili bilgiler intikal ettirilmiştir.

Zaten “yalnız istatistik malumat toplanması suretiyle bir murakebe sistemi tesisinde fayda görülmediği” gerekçesiyle 4952 sayılı Kanunla Başbakanlık kuruluş kadrolarına eklenmiş kadrolar, 10.12.1948 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5261 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.
(5261 sayılı Kanunla ilgili 25.11.1948 tarihli Bütçe Komisyonu Raporundan ilk Başbakanlık Başmüfettişi kabul ettiğimiz İsmail Hakkı ÜLKMEN’in 5261 sayılı Kanunla ilgili çalışmalar sırasında Başbakanlık Müsteşarı olduğu anlaşılmaktadır.)

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun Teftiş Kurulu Başkanlığı adı altında örgütlenmesi ise ilk kez 1980 yılında olmuştur.

Başbakan Bülent ULUSU’nun 3.10.1980 tarih, 5105-00199 sayılı Onayı ile Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı kurulmuştur.

Başbakanlık Müsteşar V. Hasan Celal GÜZEL imzalı Onay yazısında;
“Başbakanlık Merkez Kuruluşu ile bağlı kuruluşlarının iş ve işlemlerini Başbakan adına teftiş etmek, Başbakanın yazılı emri ile bu kuruluşların ve gerektiğinde diğer kuruluşların üst kademedeki görevlileri hakkında inceleme ve soruşturma yapmak amacıyla Başbakanlık bünyesinde Teftiş Kurulu Başkanlığı kurulmasını onaylarınıza arz ederim.”
Denilmiştir.

Daha sonra Başbakan’ın 1982 Anayasası’nda yer alan koordinatörlük fonksiyonuna koşut olarak 18.6.1984 gün, 18435 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 203 sayılı KHK’nın 19’ncu maddesi uyarınca Başbakanlık Teftiş Kurulu ihdas edilmiştir. 3056 sayılı Kanunun 20 nci maddesi son olarak 18.05.1987 tarihli, 2871 sayılı KHK’nin 12 nci maddesi ile değiştirilmiş; eski metinden farklı olarak, Başbakanlık Teftiş Kurulu’na bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla bunların iştirak ve ortaklıklarında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında, vakıflarda, derneklerde, kooperatiflerde, her seviyedeki işçi ve işveren teşekküllerinde “soruşturma yapmak” görev ve yetkisi de verilmiştir.

1946-1948 yılları arasında yaşanan deneyimden farklı olarak bu kez, inceleme ve soruşturma görevlerinin yanı sıra Başbakanlık Teftiş Kurulu’na teftiş hizmetleriyle ilgili genel prensipleri tespit etmek ve koordinatörlük görev ve yetkileri verilmiş, kurul dünyadaki çağdaş denetim sınıflandırılmasına da uygun olarak “supreme audit” işlevini üstlenmiştir.